22 Mayıs 2007

...Geçmiş bir sakarlık hikayesi...

Uzun bir ara oldu değil mi? Eşim döndükten sonra, birkaç gün burada, birkaç gün eşimin ailesi yanında derken, tatil iyi geldi. Bu tatil, oradan fotoğraflarla birlikte başka bir yazının konusu olacak tabii. Ben yakın geçmişten dem vurarak bir merhaba demek istedim. Dün yazmak istedim ama iki gün ve gecedir hayatımı felç eden bir diş ağrısı ile savaştığımdan başaramadım. Bugün, diş hekiminin verdiği ilacın etkisini göstermesiyle gözüm açıldı ve buradayım işte!...

********

Geçtiğimiz yıl bu vakitlerde, New York'u görüp gezmeden Türkiye'ye dönmeyelim diye düşünerek birkaç gün New York tatili yapmıştık. Bu tatilden, daha o zamanlarda yani döner dönmez bahsetmiştim. Dün akşam çilek yıkarken aklıma geldi, lychee isimli meyveyi ilk defa New York'taki China Town'da küçük bir tezgah üzerinde satılırken yakından gördüm. İlginç bir meyve, içi itibariyle değişik. Öyle geçtik gittik sonra yanından.


Biraz daha dolaştıktan sonra, bizi New York'ta misafir eden Malezyalı arkadaşımız ki kendisi damak zevkine ve yemeye çok düşkündür :), sevdiği küçük bir Hint restoranı olduğunu, oraya gidebileceğimizi söyledi. Yeni tatlar denemeye meraklı ben hemen olur derken, geleneksel memleket tarzını seven eşim biraz duraksadı. Tabii ben ona, New York gibi bir yerde Türk restoranı dışında (ona da bir evvelki gün gitmiştik) gidebileceğimiz en geleneksel yerin bir Hint mutfağı olacağını anlatarak ikna ettim. Haklı değil miyim? "Amerika'nın geleneksel mutfağı" tanımı size de tuhaf, gerçek dışı ve komik gelmiyor mu?


Gerçekten de arkadaşımızın bahsettiği gibi, sıcak, sevimli, özenli ve de küçük bir yerdi. Kapıdan gezi yorgunları halinde girdik, güzel karşılandık ve bir masaya yerleştik. O masum halimizden biraz sonra olacakları kestiremediler tabii çalışanlar :). Arkadaşımızın da tavsiyesi ile siparişler verildi, masa donatıldı. Eşim ve ben damak zevkimize uygun olacağını düşündüğümüz alternatifler tercih ettik. O arada ben içecek olarak Lychee suyu istedim. Hani önceden görmüştüm ya deneyecektim ve tadını alacaktım. Güzel bir servisle geldi meyve suyum. Açlık, yorgunluk, sohbet, kahkahalar, mekan dar, ben uzun, kollar uzun derken nasıl oldu anlamadım, henüz bir yudum almadan lychee suyu dolu bardağın istem dışı bir el-kol darbesiyle havada uçması, meyve suyunun benim üzerime, masaya, yerlere dökülmesi, bardağın yerle teması ile darmadağın olması, buzların heryere saçılması ...herşey saniyeler içinde oldu. Çalışanlar şoku çabuk atlattılar ve sağolsunlar temizlediler, ortalığı hemen düzelttiler. Yeni meyve suyu servisimi yaptılar. Ne yapayım, üzgün olduğumu belirtip, yemeğe devam ettim ben de. Hiçbirşey o an için keyfimizi bozamazdı. Lychee suyuna gelince, tadı hiç de fena değildi :).


Lychee suyunun yanında gördüğünüz ise Hintlilerin ünlü "Paratha"sı. Bizim elde açma gözlemelere benziyor.. Takip ettiğim yabancı yemek bloglarından, Saffron Hut güzel bir tarifini vermiş parathanın. Deneyeceğim bir ara, tabii ki sizinle paylaşırım sonucunu :)...


Yeniden yazmak, paylaşmak çok güzel. Fazla uzatmadan burada olacağım :).

28 yorum:

  1. hoşgeldiiin :) bu tatil anılarını beklerken eski bi tatil çıktı karşıma :)

    YanıtlaSil
  2. Bengicigim,
    hosbulduum :). Bu hafta en son tatil yazimi fotografli olarak sunacagim. Kendime gelmek icin birkac antibiyotige daha ihtiyacim var. Yoksa bu disler beni serseme cevirdi :).
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  3. hoşgeldiniz :-)
    yazılarınızı ve resimlerinizi merakla takip ediyorum.
    bu arada çok çok geçmiş olsun!
    sevgiler
    gorki

    YanıtlaSil
  4. defnecigim,

    hos geldin ve gecmisler olsun, dis agrisi cok kötü yaaaaa :-(( senin icin o kadar sevindim ki, esinle o kadar zaman sonra hasret giderdiniz ve tatil yaptiniz, oh, oh ne güzel. ama bayagi özlettin kendini, yani ne cabuk alisiyor insan o simsicak yorumlara, sevdigi arkadaslarinin bloglarina...sasirdim!! her ziyaret edisimde, yorumlarin cogaldini görünce, ay daha hala dönmedi diye düsünüyordum, fakat koydugun o güzel resimde seni/sizi tanimasam bile, sizleri hayal edip sizler icin seviniyordum.
    tekrar hosgeldin canim,
    sevgiler,
    canan

    YanıtlaSil
  5. Defnecim hoş geldin, umarım güzel bir tatil geçirmiş, dinlenip tazelenmişsindir. Diş ağrısı çok fena oluyor gerçekten, çok çok geçmiş olsun.
    Yazılarını sabırsızlıkla bekliyor olacağım:).
    Sevgiler canım..
    aslı

    YanıtlaSil
  6. Defne yeniden merhaba,
    bir Lychee meyvesine baktım, bir de senin lokantada ısmarladığın meyve suyuna, ister istemez kırmızı olacağını düşündüm, meğer bu meyvenin içi beyazmış :)Yeni lezzetler tadmak tadamasam da öğrenmek benimde hoşuma gider. Bardağın yere düşmesi küçük bir şansızlık olmuş..olsun içtiğin kar kalmıştır...
    Ayrıca eşine kavuştuğun için senin adına çok sevindim canım.
    Sevgilerle

    YanıtlaSil
  7. Hoşgeldin. Özlettin kendini. Diş ağrına gelince. İnsanın neresi ağrıyorsa canı oradadır derlerya. Çok iyi bilirim. Çok oturdum o sevimsiz sandalyeye. Halada devam ediyorum. Çook geçmiş olsun. Sevgiyle..

    YanıtlaSil
  8. Ay çok güldürdün beni:)) Nasıl güzel anlatmışsın yine. Bardak gözümün önünde uçtu sanki.
    Çabuk iyleş n'olur, bak çok işimiz var yapacak;)
    Sevgiler arkadaşım
    İpek

    YanıtlaSil
  9. Hoşgeldin Defneciğim,

    Suç ortağın ile geçirdiğin güzel günlere sevinirken, diş ağrın için üzüldüm, geçmişler olsun arkadaşım.

    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  10. Sevgili Defne, öncelikle çok geçmiş olsun. umarım daha iyisindir. Bu arada bahsetmiş olduğun meyve çok değişik geldi bana *yalancı çilek* olsun adı:)

    YanıtlaSil
  11. Sevgili Gorki,
    çok teşekkür ederim, bu sözlerinle bana moral verdin :).
    Sevgiler.

    Canancığım,
    teşekkür ederim. Ben de özledim :). Birgün yüzyüze görüşeceğimizi düşünüyorum. Öpücükler...

    Aslıcığım,
    sağol. Şu diş ağrısı olmasaydı, tatilin keyfini çabuk söndürdü malesef. Bu da geçer, herşey insanlar için değil mi? Bazı acıların yanında hiç kalır. Yakında geliyor yeni yazılar :).
    Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  12. Sevgili Ayşe,
    teşekkürler. Meyve, dışından bakınca öyle bir his veriyor insana ama ben tezgah üzerinde ikiye bölünmüş şeklini görmüştüm, şaşırmadım pek :).

    Baldan tatlı :) Aslıcığım,
    sağol. O koltuk kime çekici gelebilir ki ? :) Ama ben de sıkça ziyaret etmek zorunda kalıyorum. Belki de hep o küçük yaşlardan beri korkup kaçmalarımdan bu başıma gelenler :(.
    Sevgiler.

    Canım İpekciğim,
    ben keyfe geldikçe sağdan soldan yumruk yemiş gibi oldum bu hafta :)). Ama iyileşmek için elimden geleni yapıyorum. Hazır kıta bekliyorum efendim :P.
    Öpüyorum seni de miniğimi de.

    YanıtlaSil
  13. Papatyam,
    hoşbuldum :). Teşekkür ederim.

    Sevgili Nazife,
    teşekkürler. Malesef daha iyileşemedim. Biraz daha acı çekmem lazım iyileşmek için. Bu meyve gerçekten farklı, dediğin gibi olsun adı da :)).

    Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  14. Canım gözünaydın, hoşgeldin ve de geçmiş olsun:) ben bu aralar tatilde ve dönüncede rahatsız olduğum için arkadaşlarımı ziyaret etmekte geç kalıyorum Herşey gönlünce olsun sağlıklı günler dilerim sevgilerimle....

    YanıtlaSil
  15. Ben de, kocacik gelince bizim pabuclar dama cikti diye dusunmustum! :oP

    www.elifsavas.com/blog

    YanıtlaSil
  16. Defneciğim, diş ağrın iyice geçmiştir ve bir daha seni üzmez umarım. Yazılarınla seni burada bulmak güzel canım arkadaşım. Sakarlığa gelince hepimizin başına geliyor böyle şeyler. Üzerinden zaman geçince de komik bir anıya dönüşüveriyorlar, değil mi ? Öpüyorum seni. Görüşmek üzere.

    YanıtlaSil
  17. Sevgili Defne, artık yerleşik düzeninize kavuştunuz.. O arada olanları senin güzel yazı ve resimlerinle anlatmanı bekliyoruz.
    Mutlu, "sağlıklı" günler size..
    Sevgiyle, Nane Limon

    YanıtlaSil
  18. Defne'ciğim Hoşgeldin. Sesini duymak çok güzel. Yazıyı okumadan önce Lychee suyu limonata çağırışımı yaptı bende. Olsa da içsem diye düşündüm ama o bambaşka birşeymiş tabi. :)) Merak ettim baya.

    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  19. Defnecigim,
    hosgeldin canim.NY anilarini okuyunca benim de anilarim depresti birden.Ne onla ne onsuz olmuyor,cok kalabalik,gurultulu,hep bir telas yasaniyor bu memlekette ama inan bazan insan o kalabaligi bile cok ozluyor.Ozellikle Manhattan'in her sokaginda igne atsan yere dusmeyecek kalabiligi bana Turkiye'deki o sicacik ortamlari,insan kalabaligini hatirlatiyor.
    Bahsetigin Lychee adli meyveyi ben de Ny'da iken bir kez yemistim cunku cok degisik gelmisti,tadi fena degildi meyve olarak ama suyunu hic denemedim.Virginia'da hic goremedim,eger bulursam tekrar denemek isterim cunku uzun yillar gecti aradan ve tadini unuttum diyebilirim.
    Yeni tatil anilarinla bulusmak uzere.Hoscakal.

    YanıtlaSil
  20. Almula,
    çok teşekkür ederim.

    Elifciğim,
    aaa yapar mıyım hiç öyle şey :P.

    Behiyeciğim,
    sağol. Antibiyotik alıyorum birkaç gündür. Bugün de ilk tedavi işlemim vardı. Gelecek hafta yine oturacağım diş hekimi koltuğuna. Biran önce bitse de rahata ersem. Sevgilerimle.

    Münevverciğim,
    ilk fırsatta yazacağım, fotoğraflarla birlikte...Mutlu ve sağlıklı günler "hepimize" :)

    Burçinciğim,
    teşekkürler. Evet, lychee ilginç bir meyve ama suyunu içmeyen de çok şey kaçırmış sayılmaz :).

    Jaleciğim,
    oradayken bu kalabalığı arıyor olmuştuk, buradayız bunaltıyor çoğu zaman insan kalabalığı. Tatil anılarım yakında :). Öpüyorum.

    YanıtlaSil
  21. Hoşgeldin Defneciğim,
    Bu çilek türünü ilk defa duydum, teşekkürler bilgilendirme için. Dişinden dolayı da geçmiş olsun canım. Kocacığının artık yanında olması bastırır o ağrıyı bence. Tez zamanda iyileşesin. Çok öperim

    YanıtlaSil
  22. Ben de hasret gidermeniz çok uzun sürdü diye gülüyordum kendimce.. :)
    Tekrar yazdığını görmek çok güzel canım.

    Çok geçmiş olsun, dişler ihmale gelmiyor malesef... Yakın zamanda 11 tane dolgu yaptıran Nilüfer... :))

    YanıtlaSil
  23. Selen,
    cok tesekkur ederim.

    Nilufercigim,
    aslinda gulmeme gerekirdi biliyorum ama son cumlene cok guldum. Ikimizin de basi dislerimizle dertte desene :). Opuyorum.

    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  24. ar biri olarak böyle hikayaeleri çok yaşıyorum ama kimse beni anlamıyor:)) sakarı ancak sakar anlar. Çok güzel bir tatil yapmışsın ohhh ne güzel. Darısı benim başıma. beni de linklerine eklersensevinirim. sevgiler

    YanıtlaSil
  25. Sevdamavisi,
    kesinikle haklisin, sakar oldugumuzu kabul edelim degil mi? :))
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  26. Sevgili Defne,
    Ben de NY'a gittiğimde acaba Çin mahallesinde lychee görür müyüm diye hevesliydim ya mevsimi değil dediler, kalbimi kırdılar. Ne yapalım?
    Tijen

    YanıtlaSil
  27. Sevgili Tijen,
    bir dahaki sefere daha sansli olmani dilerim o zaman :)
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  28. Defne'cigim, aslinda hep geliyorum ama mesaj birakamadim uzun zamandir. Kusuruma bakma lutfen. Haklisin Amerika'nin pek geleneksel mutfagi diye bir sey yok. Hamburger ve sosis herhalde bunlarin geleneksel mutfagi:)). Ama burada yasamanin guzel tarafi da, baska ulkelere yemek icin gitmeye gerek kalmayisi. Cunku Italya, Fransiz, Hint, Japon, Cin, Meksika vs. derken, tum dunya mutfaklari burada. Benim calistigim yer downtown'daki Hint lokantalarinin hepsi acik bufe tarzi. Dolayisiyla yemeklerin hepsini tatma sansimiz da var. Ama dogrusu ne bu meyvayi duymustum ne de icecegini.
    Bu arada cok cok gecmis olsun. (Ama tabii ben yazana kadar coktan gecti bile degil mi? Hayirsiz ben).
    Sana cok sevgilerimi gonderiyorum.

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails