29 Aralık 2009

Heves...


Yazmaya başladım tekrar. Bir nevi kesin dönüş denemesi olacak bu yazı ancak sonrasında gelecek yazıların yazılması için duyacağım istek ve kararlılık gösterecek devam edip edemeyeceğimi. Kısacası büyük bir blog-günlüğüme dönüş isteği var bende şu aralar. Ve de uzun zamandır takip edemediğim blog arkadaşlarımı okumak isteği.

Dupduru bi hayatın içinde kaybolmuştum. Hem muhteşem bir yanı var bu hayatın hem de depresif bir yan kişiliği. Bebeğimle ki artık 6 aylık oldu, bizzat kendim ilgilenmenin müthiş hazzını yaşarken eskisine göre oldukça kısıtlı bir sosyal hayat yaşamanın getirdiği sıkıntılar var içimde. Buna bir de şimdilerde yaşanan H1N1 endişesi eklenince kapalı mekan kuşları gibiyiz). Sadece işim (adliye vs...) ve aile ziyaretleri.

Onun bir hareketi, bakışı utandırıveriyor sizi böylesi (kötümser)düşünmekten ve her gün yeniden, tazelenerek başlıyorsunuz güne.

Not: Şimdi klavyede dolaşan minik parmaklar var benimkilerin yanında.

24 Eylül 2009

Anneciğim poz vermekten bıktım ben!

...............

Picture Captions

[Caption.iT - Face in Hole]

Bu şeker ne zaman izin verirse kendime daha fazla vakit ayırmama, o zaman kesin dönüş yapacağım :). Hepinize sevgiler!

16 Temmuz 2009

05 Mart 2009

Bekleyiş...

...................


Çoook tatlı bir kadının bana hediyesi bu melek. O gün bugündür evimin gözümün hergün görebileceği bir yerinde duruyor ki verdiği pozitif duyguları hep hissedebileyim. Bir de gelişini keyifle beklediğimiz başka bir melek var ki, bu bekleyiş aynı zamanda heyecanlandırıyor bizi.

Kızımız olacağını doktorumuz söylediğinden bu yana, etrafımdaki kız çocuklarına ve kız bebeklere daha bir dikkatle bakar oldum. Davranışları, giyimleri... her bir detayı gözlemlemeye başladım. Normaldir herhalde bu durum :). Canım arkadaşım Gülay bana takıldı geçen gün, artık sen de blogunu anne-bebek bloguna çevirirsin diye. İçimden geçen bu değil ama bebeğimizin gelişiyle hayat düzenimiz de farklılaşacağından tabii ki yaşadığımız herşeyin içinde bir yeri olacak onun da. Edindiğim izlenimlere göre, bebeklik dönemini atlattıktan sonra daha çok babasının hayatına burnunu sokacak bu minik. Sadece şunu kestiremiyorum; ben bu kadar çok pembe renk görmeye kendimi alıştırabilecek miyim? :D Şu an itibariyle aldığım pembe bebek eşyası-giysisi bir ya da iki parçadır. Onlar da pembeyi sadece içlerindeki renklerden biri olarak barınıdırıyorlar. Bu pembe hastalığı kızlarda kaçınılmaz bir durum mu acaba?

Bunların şimdilik bir önemi yok tabii. Testlerimizin asıl önem arz edenlerini atlattık. Bundan sonra da sağlıkla devam etmesi ve sağlıkla kavuşmak en büyük dileğimiz. Kocamın bana verdiği pozitif enerjiyi, yardımlarını, sevecenliğini ve kendini babalığa hazırlayışını ne kadar keyifle izlediğimi de anmadan geçemem. Annem, babam, kardeşim, eşi ve tatlı yeğenim de beni yalnız bırakmıyorlar bu bekleyişte. Umarım hayat herkese dilediğince, gönlünce yaşatır herşeyi.


Bahçemize dedesinin tam da haberi aldıktan sonra diktiği ve bizim karı koca bebeğimize adadığımız kiraz ağacı da tuttu sanırım. Bahçe demişken o da ayrı bir konu, çok istiyordum bu sene bahçeme sebze ekmeyi, ancak görünen o ki, tohum ekme kısmı ile uğraşamayacağım. Ama yine de sebze fideleri alıp, istediğim birkaç sebzeyi kendim yetiştirmek ve kahvaltı soframda taze taze dalından koparıp yemeyi bekliyorum. Ha bir de, evimize tam da havaların soğudu bir zamanda taşınmış olmaktan dolayı henüz gerçekleştiremediğim, şezlonguma uzanıp bahar güneşinde kitap vs. okumak var tabii planlarım arasında.

NOT: Pratik de olsa mutlaka bir tarifle geleceğimin sözünü vermiş olsam da gebeliğin bende mutfakla gerekenden fazla samimi olmamak yönünde bir etkisi oldu. Söz vermemekle beraber :), bir dahaki sefere ben de bir tarif bekliyorum kendimden.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails