09 Kasım 2010

16 buçuktan 17 aylık :)

 
17. ayın tam ortasındayken ilk aklıma gelenler:

 
  • İstisnasız kendisine hitaben söylenen herşeyi anlıyor. Bu epeyce bir zamandır böyle. Geçenlerde kocamla Duru'nun tokası ile ilgili konuşurken, saçından çıkartıp bana verdi tokasını. Bazı zamanlarda ağzım açık kalıyor nasıl anladı bu konuştuklarımızı diye. Artık sadece kötü kelimeler kullanmamaya değil, her konuşmanın içeriğine de çok dikkat etmeli.
  • Kaçma kovalama yakalama ve hatta yakalayamama oyununa bayılıyor.
  • Söylenen herşeyi anlıyor ve kendisinden istenileni yapıyor.
  • Tv yi açıp kapatıyor.
  • Çekmeceler hala ilgi alanımızda, ellerimizi kıstırıyor, evet canı acıyor ama vazgeçmiyor.
  • Pusetinin arkasından tutarak kendi sürüyor ve bunu büyük bir ciddiyetle yapıyor.
  • Mesele kavun, üzüm, kaşar peyniri ve zeytin vs ise kendi başına çatalını kullanarak pek güzel yiyor.
  • Yulaf ezmeli üzümle pişirilen sütü seviyor. Tat versin diye bisküvi veya bal veya pekmez katıyoruz. Şeker asla. Ama nadiren de olsa şekerele hazırlanmış sütlü tatlıların tadına baktırıyorum.
  • Uykuya hala memede dalıyoruz, bazen bizim yatakta bir o yana bir bu yana kıvrılarak, devrilerek, yuvarlanarak ama yine geç saatlerde.
  • Evde gezinirken mutfak masasının, özellikle tezhgahın üzerindekileri almaya başladı, artık maximum dikkat gerekiyor.
  • Söyleyebildiği kelimeler: Anne, baba, dede, anniannii (= anneanne), mer (= ver), mamma, memme ve daddaa (lamba oradaaa) lamba nerede sorusunun baş kaldırılıp lambaya bakarak cevabı :)
  • Telefonu eline alıp profesyonelce kulağına götürüp, anlatıyor da anlatıyor. Ünlem de var cümlelerinin sonunda, soru işareti de ama pek hararetli bir konuşma oluyor genelde.
  • Altını değiştirirken ve üzerini giydirirken hırçınlaşıyor.
  • Kuşlara ve kedilere pek ilgili, görünce koşturuyor o tarafa ama sonuç hüsran, söyleniyor bu durumda ama nafile.
  • Taklit ediyor her yapılanı. Elinde bez yerleri, koltukları siliyor. Babası ellerini siler mi diye sorduğunda koşa koşa gidip babasının ellerini de siliyor :).
  • İstenilen hemen herşeyi getiriyor, bulamazsa arıyor odanın içinde. Cep telefonunu kapatıyoruz, ışığının yanmadığını farkederse kesinlikle reddediyor ve elinden fırlatıyor. Kızıyor kapalı bu ben konuşamam diye.
  • Tarhana çorbasına bayılıyor. Bu nedenle pek değişik versiyonlarıyla pişiriyorum. Kimi zaman etle kimi zaman sütle vs. Balığı eskiden reddetmeden yerdi şimdilerde haftada bir kere zorlanarak yiyor.
  • Limonu bayıla bayıla yiyor, ekşi sevmeyen babası şaşkınlıkla, limon sever anne ne var bunda şaşıracak şeklinde izliyor.
  • Yatak osadında benim çekmecemden aldıklarını kendi çekmecesine götürüp yerleştiriyor. Her seferinde tek parça alıp iki çekmece arasında müthiş hırslı bir koşuşturmaca yaşıyor. Görmek lazım :).
  • Seyahate çıkarken biz yerleştiriyoruz valizi o boşaltıyor.
 Bunlar dışında yeme-içme düzenimiz anne sütü dışında süt içmeye pek istekli olmaması dışında gayet iyi. Ben de süt ile hazırlamaya müsait olan herşeye katıyorum sütü ki o şekilde faydalansın. Doktor kontrolüne gitmedik son bir ay içinde. En son su çiçeği aşısı için gitmiştik. Hoş doktorumuz da sorun yaşamadığınız müddetçe getirmeyin hastaneye, buralar hastalık yuvasıdır dedi. Hele ki kış mevsiminde. Kalabalık günlerinde alışveriş merkezlerine de götürmeyeceğiz artık. Son iki haftadır genzi dolu doluydu ve burnu tıkandığından rahat uyuyamıyordu ama bugün dikkat ettim son bulmuş gibi.

İlk dişi 9. ayda göstermişti kendini, sonra yavaş yavaş 7 tane oldular ama birkaç aydır hiç belirti yok diğerlerinden. Doktora ilk gidişte sorulacaklara ekledim hemen kafamdaki bu diş gecikmesini.

Bana gelince gayet iyiyim çünkü kafamı yoran iki dosyadan biri ilerleme kaydederken diğeri sonuçlandı. Kocaman bir nefes aldı içim dışım, oh be!

Bahçeye ya da en azından kapının önüne kocaman kasımpatılarla dolu saksılar koymak için can atıyorum ama vakit bulamadım daha almak için. Komşu bahçelerdekilerle idare ediyorum şimdilik.

O kadar çok şey var ki kafamda ve o kadar çok yazasım var ki ama yazmak isteğim en üst seviyedeyken vakit bulamıyorum, vakit bulduğumda da uykusuzluktan ve yorgunluktan nasibini almış bedenim yalpalarken, gözkapaklarımın üstünde kocaman cüsseli adamlar oturuyorlar ki aralayıp da yazamayayım.

Hazır baba-kız uyuyorken gidip makineden çamaşırları çıkarıp asmalı.............


16 yorum:

  1. 1 buçuk yaşına ne kalmış?! tombilik ya! ne çabuk geçiyor yıllar Defneciğim

    YanıtlaSil
  2. bugün kulaklarını çınlattım bol bol.

    YanıtlaSil
  3. al benden de o kadar defnecim!
    bizim bebelerin gelişmeleri, yaptıkları ettikleri hep aynı:) sadece yemek yeme, yedirme konularında biz hala sınıfta kalıyoruz.
    çalışan annenin durumu çok zor. ancak eşekten düşen anlar:)
    sevgiler:)

    YanıtlaSil
  4. Amanin ben onun ellerini yerim ama:)
    Defnecigim sevgiyle kucaklıyorum ikinizi e:)

    YanıtlaSil
  5. O konuşmalar var ya 18. aydan sonra kopuyor. Artık yetişmek mümkün olmuyor. Bir de her söyleneni kapmaları yok mu? Artık nasıl konuşacağımı şaşırıyorum. Acaba yanlış bir şey söylermiyim diye. Defne'ciğim bu şirinelerin yeme zevkleri bile aynı. Senin yazdıklarını okuyunca Defnoşun eski hallerini okuyorum hep. sevgiler...

    YanıtlaSil
  6. Açalya'cığım,
    zaman hakikaten hızla geçip gidiyor. Yahu insan kulaklarımı çınlattığını yazar da ne için çınlattığını yazmaz mı? Çatlatıyorsun meraktan :)!
    Dante kuzusunu öpüver benim için.

    YanıtlaSil
  7. Anne müdürüm,
    benzeşiyor halleri minik kuzuların ama yakında bambaşka huyları çıkacak herbirinin. Bakalım o zaman ne filmler çevireceğiz.

    YanıtlaSil
  8. Papatya kız,
    biz de seni kocaman kucaklıyoruz.

    YanıtlaSil
  9. Sevgili Filiz,
    sizin günlük maceralarınızı da merakla bekliyor ve takip ediyorum. Defne şekerine bizden öpücükler...

    YanıtlaSil
  10. Sen hep böyle yaz Defne olur mu?
    Bizi neler bekliyor öğreniyorum iyi oluyor.
    Ve "Bayan herşeyin farkında"yı öp benim için.

    YanıtlaSil
  11. Damla'cığım,
    sağol. Sen de gün be gün Yağmur'un değişimiyle ve gelişimiyle mutluluğuna mutluluk katacaksın. Öperim ikinizi de.

    YanıtlaSil
  12. Ben de hala 16 aylık olup anne memesinde uyuyan tek çocuk benimki diye üzülüyordum..Çok sevindim birden..Bir diş hekimi olarak diş gecikmesi sorusuna ben yanıt vereyim istersen..Bazen dişlerin dirdü bir ayın içinde çıkar,bazen de 3-4 ay belki daha fazla bekleme süresi olur,çok telaşlanacak birşey değil..Beril'de de durum hemen hemen aynı, üstelik daha az bizdeki diş sayısı..

    YanıtlaSil
  13. Defneciğim büyümüş artık yaa...Allah acısını göstermesin..kızlar büyüyünce annesinin en yakın arkadaşı oluyor, evin neşesi onlar Allah bağışlasın...sevgiler

    YanıtlaSil
  14. Hande'ciğim,
    beni nasıl rahatlattın, sağol. Aslında sana sormak aklımdan geçmişti ama mesleki sorularla seni blogunda sıkmak istemedim. Zaten yazıyı yazdıktan birkaç gün sonra bir tane diş daha gösterdi gül yüzünü :).

    YanıtlaSil
  15. Kübra'cığım,
    amin. Teşekkür ederiz. Bizden de sevgiler.

    YanıtlaSil
  16. merhaba dökme demir tencere ve tavaları dökme demir tava linkinden satın alabilirsiniz.

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails