20 Şubat 2011

Yeni bir hayata doğru...


Evet kesinlikle yeni bir hayata doğru yola çıkıyoruz yakında. Şu bahsettiğim yurtdışı görevi sonunda kesinleşti ve gideceğimiz yer Cidde (Suudi Arabistan). İlk şoku atlatalı oldu biraz. Sonra sonra araştırarak ve de orada yaşamışlardan dinleyerek anladık ki önyargılarımızmış bizi şoka sokan. 


Tamam herşeyiyle farklı bir kültürü ve kadınlara hürmeti bol olup vatandaşlık hakkı bakımından cimriliği had safhada olan bir ülke orası kesin... Ama hiçbir kişi mi olumsuz konuşmaz yahu! Olumsuz konuşmadılar, hep ne kadar standartları yüksek ama buna rağmen çook ucuz (kiralar hariç) bir şehir olduğunu anlattılar. Sosyal hayatın da orada yaşayan yabancı ve de Türk nüfusun çokluğu nedeniyle pek bir hareketli olduğunu, yine yabancıların çokluğu nedeniyle onların sosyal hayatlarını kendi ülkelerindeymiş gibi devam ettirebilmeleri için her türlü imkanın verildiğini (Mesela plajlar, güvenlikli, havuzlu, kreşli, oyun parklı siteler), kadınlar için tam bir alışveriş cenneti olduğunu da eklediler. 

Şu an için görünen en önemli iki sorunumuz geçmiş New Orleans deneyimimizden de tahayyül edebildiğim aşırı nem ve sıcak, bir de kadınların halk açık mekanlarda abaya denilen modernleştirilmiş ve hatta artık houte couture üretilen :P abayaları giymesi zorunluluğu. Ha şundan hiç bahsetmeyeceğim: kadınlar araba kullanamıyormuş. Böhüüüüü! Bunu her düşünüşümde veya dile getirişimde acı çekiyorum ama yapabileceğim arkada oturup ya bir şoför işe alıp, çalıştırmak ya da kocamın iş saatleri dışında gezmek, dışarı çıkmak. Hoş sıcaktan dolayı hayat zaten mesai saatleri dışında, akşamları yaşanabiliyormuş oralarda.

Aslında yazacak çok şey var ama orada görüp yaşayıp yazmak isterim. Onun için ayrı bir blog yazacak gibiyim. Bu arada sizlerden orada yaşamış olup bana tavsiyelerde bulunmak isteyen varsa seve seve kabul ederim.

01 Şubat 2011

Öküz okuyor ben bakıyorum!

Nasıl özeniyorum bu öküze bir bilseniz. Nispet yapar gibi bana, okuyor da okuyor.
Ben ne yapabiliyorum? Hiçbirşey! Bana inat okudukça gıcık oluyorum ona. Oysa doya doya istediğim gibi ve istediğimi okuyabildiğim zamanlarda uluslararası hukuk masteri yapan kocama muziplik olsun diye aldığım bir armağandı. Taa Amerika kıtasından buralara sapasağlam gelmiş olabilirsin sevgili öküz ama böyle nispet yapmaya devam edersen olacaklardan sorumlu değilim...

Şaka bir yana ben dilediğimce kitap okuyabilme aşkıyla yanıyorum. Duru henüz yürüyemiyorken ve dolayısıyla ben ve o daha az yoruluyorken geceleri pamuk kızımın bana bahşetiği kadar olan uykumdan bile feragat edip okuyordum. Hem de kocaman bir keyifle.

Son aylarda is ben kitap okuyabilmek şöyle dursun, kızımız uyuduğu zaman ancak zorunlu ihtiyaçlarımı, dosya işlerimi, ve evimizin gereklerini hale yola koymaya çalışıyorum.
Bu arada okuduğum kitaplar kuzunun o cıvıl cıvıl, neşeli, eğitici ve de 0-2 yaş kitaparından ibaret :P. Kitaplarım tüm ihtişamıyla evin çeşitli  köşelerinde karşıma çıkarken ben esaslı iç çekişlerimle eşlik ediyorum onlara. 

Gidip şu öküzü ortadan kaldırayım... en iyisi...

NOT: Kendisi aynı zamanda bir müzik kutusudur :).

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails