05 Mart 2011

Kısa kısa . . .



* Ufak tefek hazırlıklar başladı ama şaşkın ördek misali, aklımızda başka ne kaldı yapmamız gereken sorularıyla geçiyor günlerimiz. Zaman nasıl da hızla akıp gidiyormuş meğer, bir bakmışsın Pazartesi sonra birden Cuma . Haftasonlarını ise gerçekten yaşıyor muyuz yoksa hayalden mi ibaret çözemedim.

* Kesinlikle kendime ve kızıma daha çok vakit ayırmak demek bu önümüzdeki birkaç yıl. Sağlık olursa ... Kitaplarımla hasret gidereceğim, kızımla bol bol aktivite yapacağım ve belki yeni yeni hobiler...

* "İyi" insanların karşıma çıkmasının verdiği naif ama neşeli bir keyif var üzerimde. Gizem ve Ferah ve henüz irtibat kurmadığım ama yeni görev yerimiz hakkında yardım ve bilgilendirme teklifini esirgemeyen Burcu... Can arkadaşım Filiz'in teyzesi Dilek Hanım... İçten teşekkürlerimi sunuyorum size! İlk üçte yer alan tatlı kadınlar, benimle maceranız henüz bitmedi, yeni başlıyor :)).

*Duru yine her haliyle bizi büyülemeye devam ediyor. Bu büyü olmasa o sabrınızı taşıran anlara tahammül etmek çok zor. Bakıcı felaketleri de bu yüzden yaşanıyor diye düşünüyorum. Senin sabrını taşıran onun cinneti oluyordur belki de. Hakkını vererek bakıcılık yapanları tenzih ettiğimi de belirteyim ki önyargılara teslim olmuş bir zihniyette olduğum düşünülmesin.

*İki sözcüklü cümleler yok daha. İlk defa geçen gün ""dede gel" dedi ama bir daha olmadı. Şubat sonu itibariyle 20.ay geride kaldı. 21. ayda Duru'nun kelime dağarcığı aşağıdaki gibidir :    :))

çi veya çiçe(çiçek)
aya - ayak
dede
baba
anne
annianni-anneanne
abi
bu - bu (istediği şeyi uzaktan parmağıyla göstererek ve ne olduğunu anlamazsak ısrarla üstüste söylenerek... bu! bu! bu!...  :)
mamma - mama
memme - meme
zıss - cıss ve sıcak
mmm - çok lezzetli :)
vemem - vermem
gimem - gitmem
imemm - yemem
annieeee - annenin şımarık şekilde söylenişi :)
bebe - bebek
Dyru - Duru
tama - tamam
adaa - evet
mer - ver
ooda - orada
ayre - daire (Kurabiye kavanozundaki daireyi kavanoza atarken...)
hiiii! - Yere birşey döküldüğünde veya yerde birşey gördüğünde...
vuuu - Elektrikli süpürgeyi gördüğünde...

ve daha pekçok şu anda aklıma gelmeyen Duru sözcükleri.

*Son üç seferdir artarak devam eden bir benden ayrılma korkusu başladı. Artık sabahtan anneanneye gidildiğinde benim onu bırakıp işlerimi halletmeye gideceğimi anlıyor ve kesinlikle ayrılmıyor yanımdan. Hiçbirşeyle kandıramıyorsunuz. Önceki gün işim sabahtan akşama sürünce ilk defa annemden başedemiyorum, ağlıyor, hırçınlık yapıyor telefonu aldım. Bu korkunun baş destekleyicisi de emiyor olması tabii. Akşam eve geldiğimde ilk 10 dakika yüzüme bakmayıp sonrasında ne sevimlilikler yaparak bana daha doğrusu memelere yanaştığını varın siz düşünün artık.

*Saçlarımı kestirdim. Epeyce uzundular ve kızıldan açık kumrala dönüş yaparken renk açma işlemi dolayısıyla çok yıpranmışlardı. Benimki gibi dalgalı, kalın telli ve hatırı sayılacak sayıda beyazla dolu saçların bakımı oldukça zor. Şöyle bir yıkayıp veya tarayıp çıkamıyorsunuz. İşte o yıpranmış saçlar makasın darbeleriyle ayrıldılar benden ve kuaförüme tam da istediği gibi özgürce kesme yetkisi verdim. Kafamda kocaman bir yükle dolaşıyormuşum yahu ben. Saçlarımı pek severim aslında, bakıldılar mı pek havalıdırlar :P ama o kadar saçı taşımak da zormuş hakikaten.

*Bir de şu bedendeki fazlalıklardan kurtulabilsem. Onlar makas darbeleriyle ortadan kaldırılamıyor malesef. Keşke öyle kolay olsaydı.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails