27 Şubat 2012

32 aylık, bol maceralı yolculuk!


 Dün emzirmeye son verdim. Tek taraflı bir karardı tabii bu. Pamuk kızım hala ilk günkü gibi hevesle ve iştahla emiyordu ama yeme düzenini sağlayabilmek için emzirmeyi bırakmak zorunluluk oldu. Aylardır bırakacağım deyip deyip, tabiri caizse sallanıp durdum. O kadar uykusuzluk, yorgunluk... Bugün şuna ağladı, bugün canı sıkkın, bugün düştü, bugün pek neşeli, yok bugün şöyle bugün böyle diye diye bir türlü adım atamıyordum. Halbu ki öyle zor geceler yaşamıştım ki; uykularımın defalarca emmek için bölünmesi, uykusuzluk ve de yorgunluğun etkisiyle böylesi zamanlarda otomatiğe bağlanarak söylenen bir çene, tabii ki benim çenem. Tatlı kuşuma sesimi yükselttiğim oldu, son zamanlarda sıkça ama istemeyerek. 

Bugün kızımın doktorunun aylar önce bu şehire gelmeden önce gittiğimiz son rutin kontrolünde önerdiği gibi "Tık diye" birden kesiverdim.  Çünkü uzun zamandır doğru dürüst bir yeme düzeni tutturamadık, yemeklerini yemeyi reddediyordu. Bu arada sarımsak kokusundan da yardım aldım. Çünkü daha önce emzirme aralıklarını uzatmak suretiyle ve telkin yoluyla bırakmayı denedim ama bana mısın demedi. Dün öğlen uykusuna da emzirerek yatırdım ve içimden sessizce veda ettim. Uykudan kalkıp yemeğini yedikten sonra emmek istediği anda planı uygulamaya koydum. O kokulu tadı alınca nasıl şaşırdı ve birden bıraktı memeyi. Memenin artık sütü olmadığını, hasta olduğunu, kendisinin de meme emmek için büyüdüğünü anlattım ama o çoktan gözyaşlarına boğulmuştu. İçi titreye titreye ağladı. Memeyi elleriyle sevdi ve cici yaptı ama emmek istemedi. Sevdiği çizgi filmi açtım, izlerken hala ara ara iç çekerek ağladı. Ben de ona göstermeden akıttım yanaklarımdan gözyaşlarımı, hem de içimden haykırarak. O kadar uykusuzluk ve yorgunluğa rağmen meğer nasıl da bağlanmışım. Hep ondan beklemişim bu bağımlılığa bir son vermesini ama ben de onun kadar bağımlıymışım bu anne-bebek arasındaki harika iletişime. Hep söylerdim 3 yaşına kadar diye. Yemeklerini de yeseydi evet 4 ay daha devam edecektim ama bu onun gelişimini kötü etkileyebilirdi. 

Gece olduğunda, uyku saati geldiğinde korkulan oldu, kibar bir şekilde meme istedi ama ben tıpkı uyku saati gelene kadar arada birkaç sefer meme istediğinde olduğu gibi memenin hasta olduğunu, kendisinin de artık büyüdüğünü anlattım. Uyku girince işin içine yine ağlamaya başladı ama öyle naif öyle kırılgan ve öyle içliydi ki beni mahvetti. Hiç öyle kızmadı bana sadece sarıldı, sarıldı ve yine sarıldı. Ağladı, yarım saat kadar ara ara içli içli sızlandı. Ama öyle bluzumu açmaya çalışıp, saldırmadı memeye. Telkin yoluyla bırakmak istediğimde öyle yapmıştı. 

Çok kibardı ama çok da kırılmıştı. Kucağıma alıp ayakta dolandım evin içinde, şarkılar uydurarak. Kendi uyduruk şarkılarıma ağlayarak eşlik ettim ben de. Hem nasıl ağlamak, bir ara bıraktım kendimi. Kızım benim omuzumda, ben onun omuzunda destek olduk birbirimize. Başka kimsemiz yoktu o an. Ona bana yaşattığı güzel anlar için teşekkür ettim, anladı, başını salladı. Şu anda yazarken bile boğazımdaki düğümü ne gözyaşlarım ne de içtiğim su alıp götüremiyor. 

Sonra gezinmeyi bırakıp, yatağına götürdüm. Yanına yatıp masal anlatacağımı söyledim. Kalkıp doğruca salona geldi. Koltukta yatıp, başını dizime koydu ve ben onun sevdiğim herşeyini birer birer sayıp, başını okşarken 5 dakika içinde uyudu. 2 saat oldu hala uyuyor. Emmek için uyandığında, emmeden uykuya tekrar dalması zor olacak ama üstesinden geleceğiz ana-kız. 

Doğduktan hemen sonra ilk fırsatta emzirmeye başladım ben. Meme uçlarım yara olduğunda çektiğim o inanılmaz acıyı dişlerimi sıka sıka yaşadım bilmem kaç gün. Ama hiç pes etmedim, şikayet etmedim. Sonra  sonra zombi gibi gezdiğim gecelerde şikayet ettiğim oldu ama hiç ihmal etmedim emzirmeyi. 

Tatlı kızım, emerkenki gülüşünü, poponu sallayıp dansedişini, göz kırpışını ve tenimdeki elinin sıcaklığını hiç unutmayacağım ben. 

Emzirmenin nasıl bir ruhsal ve bedensel ilaç olduğuna ben bizzat şahit oldum. Tam olarak 32 ay emzirdim. Umarım beni okuyan anne adayları da bu mucizeyi yaşarlar.

NOT: Bundan sonra olacakları yaşaıp göreceğiz. Umuyorum Duru ve ben fazla yıpranmadan, çabucak sonuca ulaşırız. Sizinle de paylaşırım.




13 yorum:

  1. ne ağladım belli değil:)bende bırakmak istiyorum gerçi daha 18 aylık benim kendi testler,mi yptırmam iiçin gerekli

    YanıtlaSil
  2. canım inan her şey daha iyi olacak yazını okurken http://www.blogger.com/blogger.g?blogID=5645097933236043098#editor/target=post;postID=2108368051412023551 işte tam da buraya gitti ruhum :((( zamanla her şey yoluna girecek sen de benim gibi kuzudan daha çok etkilenmişsin belli,inan bana hala emzirsem hoşuma giderdi ama onların iyi yönde gelişimleri için bu şart :((

    YanıtlaSil
  3. Okurken ağladım, biz yaşadığımızda ne yaparım bilemiyorum..bebeğim henüz 1 yaşında, 2 yaşına kadar emzirmeyi planlıyorum ama ben kopamam gibi geliyor.bebek ayrılsa da ben ayrılamam emzirmeyi, aramızdaki bu bağı seviyorum...siz umarım başarılı olursunuz Defne üzülmeden çabucak unutur inşallah...

    YanıtlaSil
  4. Sevgili Özge,
    işin içine sağlık sorunları giriyorsa yapabileceğin birşey yok tabii. İkiniz içinde en iyisi neyse o olsun dilerim.

    YanıtlaSil
  5. Alev'ciğim,
    epeydir yoktum ya buralarda, Yiğit kuzusu nasıl da büyümüş maşallah. Verdiğin linki açamadım ama senin emzirmeyi bırakma yazını okuyunca şaştım kaldım. Gecenin bilmem kaçında sıcağı sıcağına yazdığım duygularım, olanlar ne kadar da benzer değil mi? Beni en iyi sen anlarsın o zaman :).

    Bu arada yeniden yazacağım neler olup bitiyor ama bugün de memeyi sayıkladık, bir kere daha ağladık ama saat artık akşamüstünü bulunca emmedik. Ancak memeye sadece bakıp, cici yaparak annenin tenine başımızı yaslayıp uyuduk.

    Kocaman kucaklarım Yiğit'i.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  6. Upinar,
    sizin için de uygun bir zaman vardır muhakkak. Yeme düzeni emmeyle birlikte iyi giderse sen daha uzun emzirirsin ama genelde öyle olmuyor. Umarım dilediğin gibi olur ve vakti geldiğinde de kolay olur.

    Güzel dileklerin için çok teşekkür ederim.

    Tatlı Uras'ı o güzel gözlerinden öpüyorum.

    YanıtlaSil
  7. emzirmeyi bıraktırmak zor olmalı bebek içinde sizin içinde allah yardımcınız olsun sevgiler

    YanıtlaSil
  8. aah ah ne büyük problem bu memeyi bıraktırmak. ben de yakında bıraktırmayı düşünüyorum ama erteleyip duruyorum. geceleri çok sık uyanmadıkça sorun yok aslında benim için. sanırım bizim bırakmamız uykusuz gecelerden birinde olacak. :)

    YanıtlaSil
  9. Gözyaşlarımı tutamadım, çok içli bir son yaşamışsınız anne-kız. Allah sizi hiç ayırmasın. Kesintisiz uykularınız olsun ikinizin de :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu güzel dilekler için çok teşekkür ederim.

      Sil
  10. siz giderken mailini almayı unuttuğum için çok hayıflandım ama tesadüfen keşfettiğim blogun sayesinde haber elebilmek güzel umarım ciddeye alışma sürecini sorunsuz atlatmışsınızdır. Hakkını vererek, dolu dolu yaşattığın için emzirme sürecini için rahat olsun bence, zamanı çoktan gelmiş. Annelerle kızları arasında herhalükarda özel bir bağ var bence. Ben de olmayan sütüme rağmen emzirmekte direniyorum. benim hedefim de iki yıl. öpüyorum anne kız sizi, eşine de selamlar
    Selcen

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım beniim, hoşgeldin bloguma. Şaşırttın ve de mutlu ettin beni Selcen'ciğim. Güzel sözlerin için çok teşekkür ederim. Buraya alıştık dersem pek doğru olmaz ama biraradayız ya mutluyuz. Keyif alabileceğimiz şeyler bulmaya çalışıyoruz. Umuyorum siz de iyisinizdir. Tatlı kuzularını ve seni sevgiyle kucaklıyorum. Eşine selamlar.

      NOT: defneden_blog@yahoo.com blog e-mailim, oraya yazabilirsin istediğinde. Oradan özel e-mail adresimi de yazarım sana.

      Sil
  11. başarılarınızın devamını dilerim teşekkürler

    YanıtlaSil

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails