31 Mart 2006

Kuskonmaz Corbasi


Itiraf edeyim, bir yil oncesine kadar ne Turkiye'de ne de burada bu corbayi yapmadim ve de tatmadim. Esim is nedeniyle gittigi Almanya'da bir yemekte bu corbadan ictigini ve begendigini soylemisti ama uzerinde durmamistim pek. Taa ki gecen sene bir arkadasimiz bize bolca dondurulmus kuskonmaz getirene kadar. Ne yapalim bu kadar kuskonmazla derken, corba yap dedi esim. Ben de neden olmasin diyerek basladim internetten arastirmaya ve hep ayni tarife ulastim. O nedenle tarifini yazmiyorum buraya. Tarifte yaptigim tek degisiklik, krema yerine sut kullaniyorum. Ortaya cikan tat esime Almanya'da ictigi corbayi hatirlattigina gore bu corba isinin icinden alnimin akiyla ciktim ben:)

29 Mart 2006

Cicekli-Agacli-Kedili gecmisle karisik bir yazi...

Bir sure once bir arkadasimin ve esinin ev aldiklari haberini aldim, cok mutlu oldum. Birbirine hayli uzak iki farkli eyaletteyiz. Evin buyuk bir bahcesi oldugundan ve bu bahcede organik sebzeler yetistirmek istediginden bahsetti. Oyle hosuma gitti ki; bahceden , cicegi henuz ustundeyken koparilmis bir salataligin, yeni kizarmaya baslamis bir domatesin tadi ne kadar da hostur, bilir misiniz? Ben bilirim cunku kucukken koyumuze gittigimizde bahcelerden cok salatalik, domates, biber koparip, yemisligim vardir. Domatesi isirinca suyu muhakkak fiskirmali, uzerinize birkac cekirdekle beraber yapisip kalmali ve bahcede bir hirsiz oldugunu ele vermelidir:) Babaannem sayesinde yasadim bunun gibi pek cok guzelligi ben, anmadan gecemem.

Iste ben bunlara cok seviniyorum, arkadasimin ve de gelecekteki cocuklarinin bu guzellikleri yasayabilecek olma ihtimali, hayali bile gulumsetiyor beni. Bahcesinde bir de buyuk manolya agaci varmis. Burada da manolya agaclari var ve ben bayiliyorum o devasa agaclarin uzerindeki kocaman manolyalara. Cicekler de olacak tabii ki bahcede, hayalini kurduk o gun sohbet ederken, ben de bir istek yaptim. Ortancalar… Ortancalar dikmelisin dedim ona, ne cok severim ortancalari. Bursa’da teyzemi ziyaretimiz sirasinda alip taa Ankara’ya getirmistik bahcesindeki ortancalardan. Nasil da guzel cicek acmislardi. Eflatundu bizimki, ve saksi boyutundaydi. Beni kirmayacak biliyorum ve dikecek ortancalardan bahcesine, ne renk oldugu hic farketmez. Kendisinin de dedigi gibi bakinca beni hatirlayacak. Turkiye’de bahceli bir eve sahip olma olasiligimiz oldukca dusuk, ama bilinmez tabii. Belki buyuk bir balkon da isimi gorebilir. Yok yok balkonda seracilik oynamayacagim, sadece ciceklerim ve belki yine ortancalarim olsun istiyorum.

Bahce deyince aklima gelen bir baska sey de, anneannemin, en kucuk teyzem ve dayim ile buyuk sehire gittikten sonra bos kalan, avlulu ve arka bahcesinde meyve agaclari bulunan eski evi. Annemin cocuklugunun, genckizliginin gectigi, kucukken bir kedinin kolumu tirmaladigini hayal meyal hatirladigim, toprak avlu duvarlarinin uzerinde baharin gelmesiyle papatyalar fiskiran, avlunun icinde cesmesi ve havuzu bulunan, kapilari zemberekli, eski ve bircok hatirayla dolu bir ev.

Iste bu arkadaki bahcenin agaclariyla bir bag vardi benim aramda, kimse bilmez. Ev bos kaldiktan sonra, kiracilar icin ve de kontrol amacli ugrardik arada bir. Buyuk bir keyifle giderdim, cunku visne agacina cikip, hemen bahce duvarinin yanindan gecen yolu izlerdim. Ama en mutlu oldugum sey, terkedildikten seneler sonra bile kocaman dutlarini vermeye devam eden bilmem belki kac kere dallariyla kollarimi, bacaklarimi cizdigim, gordugum en uzak ucundaki buyuk dutlara ulasmak isterken dusmekle dusmemek arasi kaldigim, altina ortu serip, silkeledigimiz, ama kalin govdesiyle bize binbir zorluk cikaran o dut agacinin varligi idi. Her dut agaci gordugumde hatirliyorum. Kayisi coktan kusup meyve vermeyi kesmis, elma nazlanirken, o yillarca devam etti. Yillar sonra ev yikilirken, benim icimin ciz etmesi benim anilarimdandi, belki ayni anda anneminki kendininkilere ciz ederken.

Kediyi hatirladim simdi yazarken, sanirim o, evin kedisiydi. Annem soyle bir bahsetmisti, bizimdi diye. O kedi uzun zaman evin etrafinda dolandi durdu. Sonra o da gitti. Belki de oldu, yasliydi galiba. Acaba o da, visne agacinin dallarina soyle keyifle oturup yolu izlemis miydi?

27 Mart 2006

Bakalim gunler neler getirecek?












Hersey planladigim gibi gidiyor, cuma aksami baklavamizi yaptik, sonuctan memnunuz. Cumartesi sabahi 9:30 gibi uyandim, tekrar uyuyamayinca, esimi uyandirmamak icin salona gectim ve gazeteleri okudum internetten. Turkiye'den, memleketimizden haberleri aldim her gun yaptigim gibi, degisen hicbirsey yok. Birlikte kahvalti olanagini, ancak haftasonlarinda yakalayabildigimiz icin, esimin uyanmasini bekledim. Iki saat kadar:) Bu arada kahvalti icin borek yaptim, aslinda tam olarak borek sayilmaz. Tarif degisikliklere ugradi, malzemelerle, olculerle biraz oynandi tarafimdan. Esim de ben de cok begendik.

Cumartesi ogleden sonra esimden beni alisveris merkezine birakmasini istedim. Neden bilmem kendim cikmak istemedim trafige, icimden gelmedi. Oysa araba kullanmaktan zevk alirim, hele de yolun sonunda alisveris varsa:) Beni kirmadi, birakti, donuste de geldi aldi. Bana cok iyi geldi bu alisveris, zira tum hemcinslerim gibi potansiyel var bende de. Ama bilincli bir tuketici oldugumu soylemeden de gecemeyecegim. Birseyler aldim mi, evet aldim. Listenin basinda hic yadirganmayacagini dusundugum iki sey var, bir canta ve bir cift ayakkabi. Birkac sey daha aldim. Mutlu muyum? Evet, hem de kanima yayildi mutluluk! Cunku hem hosuma giden hemde hesapli seylerdi aldiklarim.

Bugun lazanyami yaptim, her zamanki gibi evin beyi hic orali olmadi, tadina bile bakmadi. O da kuru fasulyesini yedi bir guzel. Ikimiz de keyifli kalktik sofradan. Birazdan cayimiz da hazir olur, degmeyin keyfimize. O kitaplarina gomulecek ben de bloglarda soyle bir turlayacagim. Durun ben bir fincan cay alip geleyim...

...Cay almaya giderken birkac isi de hallettim geldim, camasirlari katladim, yerlestirdim. Yarin icin cantami hazirladim, yani soyle bir ceki duzen verdim, alisveris sirasinda epeyce karismis, fisler vs. Giysilerimi de hazirladim, hersey tamam. Simdi bir fincan cayim yanimda. Aklima geldi, hani ben hergun 3'te cikiyorum ya isyerinden (cunku cok erken basliyorum ise), kalan saatlerde bir Ispanyol kadin calisiyor benim konumumda. Gecenlerde bazi evrak islerini halledip, ona devrederken sorular sormaya basladi bana. Meger bizim yazin Turkiye'ye donecegimizi duymus mudurden. Derdini ben biliyorum tabii, hemen benim yerimi, saatlerimi almak. Eh iyi bunda bir tuhaflik yok. Gecen hafta mudurle konusmustuk bu konuyu, "hemen" senin yerine gecmek istiyor, bana basvurdu, su an olmaz kesinlikle dedim demisti. Isin ilginc yani mudur esimle benim yakin arkadasimiz. Ben durumu biliyorum, kadin bildigimden habersiz, agzimdan laf almak istercesine sorularina devam ediyor. Ben de sanki niyetini bilmiyormuscasina cevaplar veriyorum. Nedir bu oyun gibi? Halbuki normal bir sekilde niyetinden bahsetse ne olur, benim isten yakinda ayrilacagim kesin. Bir rekabet sozkonusu olsa aramizda neyse. Ben sevmem boyle politikalari, aliskinim is hayatindan samimiyetsiz samimilere ama burada da buldular beni ya ne diyeyim, miknatis gibiyim. Aslinda bunlar galiba heryerdeler:)

Evet yakinda ayriliyorum isten, Nisan sonunda, esimin calismalari cok yogun olacak, saatler cakisacak, araba sorunu, tek araba yetmeyecek .... Hem benim onun bu yogun doneminde ona daha fazla destek olmam gerek, ivir zivir, alisveris isleriyle ilgilenemeyecek. Sonra yavas yavas donus hazirliklari, bu arada New York, Washington turu yapmak gibi bir niyetimiz de var. Bakalim gunler neler getirecek?..

23 Mart 2006

Baklava , Lazanya, Biscotti Uclemesi


Bu hafta sonu icin planlarim agirlikla mutfak ile ilgili. Formda kalmak icin yurumekten bahsettigimi unutmadim ama denemek istedigim bazi seyler var. Bunlardan ilki baklava. Malzemeler hazir, biraraya getirilmeyi bekliyor.Hafta sonunu bile bekleyemeyebilir, zira evin beyinin tatli krizi tuttu. Baklava krizi desem daha iyi olacak galiba. Baska tatli olmaaz, baklava olacak:) Bu memlekette oyle Ankara'da yaptigimiz gibi her canin istediginde atlayip arabaya veya isten cikip eve gelirken ugrayip "Hacibaba"dan fistikli,cevizli hatta yaninda kaymagi ile baklava alayim diyemiyorsun. Aslinda arada bir, Arap marketlerinde (Turk urunleri de satiyor buradakiler) baklava buluyorsun ama hayalindeki baklavanin kiyisindan bile gecemedigini gorup; bir daha mi, asla almam diyorsun. Biz de kendimiz yapmaya karar verdik. Bu ikinci denememiz olacak. Birincisi de hic fena sayilmazdi, tereyagli ve bol cevizli. Fotograftaki Fillo hamuru ile yapacagiz baklavamizi. Ayrintilar daha sonra...


Bir digeri coktandir yapmak istedigim lazanya, kiymali ve sebzeli lazanya. Ama kiymasi cok az olmali, biz ikimiz de kirmizi et insani degiliz, yemeklerde kirmizi et kullanmam, nadiren kofte, izgara istedigimizde, mangal sefalarinda tercih ederiz. Balik ve beyaz et tercihimizdir. Balik konusuna hic girmeyecegim cunku cipura basta olmak uzere soyle dogru durust balik yeme ozlemimiz dorukta :( Neyse, ben lazanyami yapip afiyetle yiyecegim. Yiyecegim diyorum cunku esim lazanya sevmez. Inanabiliyor musunuz? Oysa ben sooyle ozenle hazirlanmis lazanyaya hayir diyemem asla. Kendi klasik tarifimi mi yapsam yoksa biraz gezinip "lezzetli bloglarda", degisik bir tarif mi denesem, karar veremedim henuz.

Gelelim ucuncuye, o da simdiye kadar yapmaya tesebbus dahi etmedigim "biscotti"ler. Yanda gorduklerinizi ben cok seviyorum. Az sekerli, cikolata soslu ve de bir fincan kahve ile tam bir keyif ...Bunun icin de ufak capli bir arastirma yapmaliyim. Bu hafta sonu biscottilere sira gelmeyebilir cunku cikip sevdigim magazalari soyle bir elden gecirme krizim tuttu, eh biseyler alir miyim orasi simdilik mechul :-P Ne yapalim, biscottiler biraz bekleyiversinler :)

22 Mart 2006

Tam Zamani

Sabah kahvaltidan sonra veya aksamuzeri, ozellikle de mevsim baharsa (iki bahardan biri, hic farketmez), yuruyuse cikmak buyuk bir zevk benim icin. Tabii ki bunlar genellikle keyif icin yapilan yuruyusler. Su sira benim egzersiz amacli yuruyuslere ihtiyacim var. Ise girdigimden bu yana hareketlerim daha kisitli, bir ofisin icinde geciriyorum saatlerimi. Bugun karar verdim, bu hafta sonu form tutmak amacli yuruyusler ve egzersizlere basliyorum. Simdi tam sirasi acik havada yurumenin, bir sure sonra, burasi nemden ve sicaktan disarida birakin yurumek nefes alinamaz hale gelecek. Hemen uygulamaya gecmeli yoksa klimalarin son hiz calistigi dondurucu kilikli salonlarda soguk terler dokerek, kaskati kesilirim. Deneyimle sabittir :)

21 Mart 2006

Bahar


Blogunda bahari mujdeleyen Pinar'a, gune pozitif baslamami sagladigi icin hediyemdir...

20 Mart 2006

Az Sekerli


Bugun mutfak dolaplarini duzenlerken, bir sure once aldigim kagit kek kaliplari geldi elime. Annem sık sık kagitli kekler yapardi biz kucukken. Cok da lezzetli olurlardi. Benim yaptiklarimin tadi biraz az oldu. Cikolata sosu ile durumu kurtarabilirim belki ne dersiniz?... Huzurlarinizda Defne'den az sekerli kagitli kekler :)

16 Mart 2006

Ucan Geveze :)


Daha once de cok guzel oten kuslar gordum ve duydum ama boylesini degil. Benim bildiklerim, gun isigi varken soyler soyleyecegini hava kararinca cekilir ortaliktan. Yok efendim bu arkadas boyle yapmiyor. Oturdugumuz daireye tasinali yaklasik uc ay oldu. Ilk gunden bu yana kendisi gunun hemen her saatinde calistiriyor ceneyi, hic susmadan. Herkes bilir, sabah gun isigiyla otusmeye baslar kuslar, bu da basliyor. Ancak gecenin ucunde , sabahin besinde, vs... devamli arkadaslari ile sohbet halinde bizimki.

Isin ilginc tarafi biz yine de kizamiyoruz ona. Oyle guzel otuyor ki sanki konusuyor, bazen de sarki soyluyor gibi. O kadar tatli dilli ki, gecenin ucunde bile kotu birsey soyleyemiyorum, sikayet edemiyorum. Cinsini bilemiyorum ama tropikal iklimin etkisi altinda bir bolgede yasadigimizi dusunursek, pek de sık rastlanan bir cins degildir herhalde. Uykuya duskunlugu rekorlarla ispatlanmis esim dahi kizamiyor bu ucan gevezeye:)

15 Mart 2006

Patatesten Alternatif


Ofisten, ogleden sonra uc gibi cikiyorum, eve gelmem dordu buluyor. Dun de oyle oldu. Esim gec gelecekti. Evde yiyecek birsey yoktu, aslinda benim icin yoktu. Nohut yemegi pisirmistim ama ben oldum olasi haz etmem bu nohut ve kuru fasulye yemeklerinden. Mecbur kalmadikca da yemem. Yine kuralimi bozmadim ve kendime bir alternatif yaratarak, zevkle yedim. Ne mi? Fotografta goruldugu uzere firin patateslerim ve soganlarim, yesilliklerim ve yaninda da, fotografta olmayan bir ayrinti, bir bardak elma suyu. Tezata bakin ki; esim nohut yemegini gorunce cok mutlu oldu :)

11 Mart 2006

Sobelendimmm!

Sevgili Pirik beni sobelemis, iste gecikmis cevaplarim: (link vermeyi ogrenmeden yazmayacagim diye inat etmistim de :p)

Yaptigim isler:
1- Universitedeyken, birkac urunun tanitim hostesligi ve bir sure sonra ayni iste supervisorluk
2- Avukatlik
3- Su anda yurtdisinda bir sirkette, meslegimle ilgisi olmayan bir konuda calisiyorum. Turkiye'ye donunce avukatliga devam edecegim.

Yasadigim 4 yer:
1- Bir Ic Anadolu sehri
2- Izmir (kisa bir sure)
3- Ankara
4- ABD'nin guney eyaletlerinden birinde, festivali ile unlu bir sehirdeyim.

Tekrar tekrar izleyebilecegim 4 film:
En cok begendigim dersem daha dogru olur.
1- The Piano
2- Selvi Boylum Al Yazmalim
3- Kizarmis Yesil Domatesler
4- Yesil Yol

Izledigim 4 Tv Programi
1- Mutlaka haberler
2- House
3- Grey's Anatomy
4- Seinfeld, Friends (denk geldikce)

Tatil icin gittigim 4 yer:
1- Erdek
2- Kemer
3- Kapadokya
4- Bircok ABD sehri

En sevdigim 4 yiyecek-yemek:
1- Annemin zeytinyagli yaprak sarmasi ve biber dolmasi
2- Elma (meyvesiz asla)
3- Balik (ozellikle cipura) ve salata
4- Cikolatali ve sutlu tatlilar, en cok da dondurma

Su anda olmak istedigim 4 yer:
Su anda bulundugum yerden de memnunum ama,
1- Annem , babam ve kardesimle sicak bir kahvalti sofrasinda
2- Esimle, tekrar ama bu sefer baharda veya yazin Chicago'da (kisin donduruyor)
3- Hayalimizdeki Karadeniz turunun herhangi bir duraginda
4- Esimle kis mevsiminde Italya Isvicre arasi tren yolculugunda (Alp daglari uzerinde)

Ben de, Tozbezi' ni sobeliyorum, duyurulur!

07 Mart 2006

Sicak sicaak!


Amerika'ya geldigimiz gunden beri en buyuk sorunumuz oldu ekmek. Burada ekmek yok mu, tabi ki var. Hem de binbir cesit ama hicbiri damagimizi tatmin etmedi. Bu vesileyle ekmek yapmaya basladim ben de. Bu aksam evdeki son ekmegin de tuketilmesi ile evin beyi ufak capli bir stres yasadi; "Kahvaltida ne yiyecegim simdiiii?!" diye. Aslinda birkac haftadir ekmek yapmiyordum ama "Sabah markete gider alirsin, uzme tatli canini." dedim:)) Ama dayanamadim ve gecenin bir yarisinda o uyuyor, ben ekmek yapiyorum. Yok yok, yaptim da pisti bile. Buyurun bizim firindan sicak sicaak :)...

05 Mart 2006

Annemi ozledim...

Bir baska Defne'yi araniza kabul eder misiniz?

Aslinda teknoloji yoksunu sayilirim. Elektronik cihazlar ile, yeni alindiginda, nasil kullanildiklarini kurcalayarak veya kilavuzlarindan ogrenmek disinda pek ilgilenmem. Ha bu yaptigimin da esimin, isin bu kismi ile dahi ilgilenmek istemeyisinden oldugunu belirteyim. Neyi ne sekilde anlatmaya basladim ben de sastim. Yani diyecegim o ki ben bilgisayari da ancak e-postalarimi kontrol etmek, isimle ilgili yazilarimi yazmak ve arastirmak icin kullandigimdan (* bir de tiryakilik yaptigina inandigim bloglarinizi okumak icin son zamanlarda), hic anlamiyorum link eklemek vs.. gibi islerden. Ama azim ettim, okudum ogrendim ve tam sevgili "Su Gibi"nin linkini ekledim...bir de ne goreyim?!!! Kapatmis blogunu:( . Donmesini isterim onu icine sindiren herkes gibi. Bu arada buraya yine link veremedim, sadece yan tarafa link vermeyi ogrenmisim meger :P

Ben kim miyim? Bir baska Defne, diger Defne Wonderland'inin kapilarini kapatmis, onun yazilarini da zevkle okuyordum ben:( .

Peki siz, bir baska Defne'yi araniza kabul eder misiniz?

02 Mart 2006

...

Bugune kadar yazdiklarinizi paylastim, bugunden sonra yazdiklarimi da paylassam nasil olur diyerek basliyorum ben de!..

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails