22 Mayıs 2006

New York... New Yoooorrrkkk.....


Onceki postlarimdan birinde bahsetmistim bu planimizdan. Mayis'in ilk gunlerinde ucak bileti ve otel rezervasyon islemlerini tamamladik. Vee iste geldi catti, yarin on gunluk bir New York-Washington D.C gezisine cikiyoruz esimle. Bu Amerika'daki simdilik son gezimiz olacak cunku Temmuz ortasinda yolcuyuz, donuyoruz Turkiye'ye:)

Tam da su sira ihtiyacimiz var boyle bir degisiklige. Daha once gormedigimiz iki sehri gezecek ve bol bol fotograflar cekecegiz. Bizim yasadigimiz sehre gore oldukca kuzeyde kaldigi icin bu iki sehirde de hava serin olacak muhtemelen. Bu da iyi gelecek bize cunku burasi bunaltici derecede sicak. Oyle cok kalabalik bir valiz hazirlamayi da dusunmuyorum. Utulenecek birkac sey var, sicaktan dolayi gozumde buyuyor ama elim mahkum, yapilacak bu utuler:) Evi de derli toplu birakmali.

Gezinin New York asamasi daha heyecanli olacak gibi, eger bilet bulabilirsek bir Broadway Show izlemeden donmek istemiyoruz. Biraz sehir turu birazcikkk da alisveris. Eh hakkini verip ayaklara karasulari indirmeden olmaz tabii:) Washington'da bol bol muze gezecegiz gibi gorunuyor. Gezi donusu gorusmek uzere...

19 Mayıs 2006

...

Uzgunum, hem de cok uzgunum, kolum dalim kirik bu gunlerde. Memleketimden km.lerce uzakta dakika dakika haberleri okuyor, gozyaslarima engel olamiyorum. Yazmak gelmiyor icimden. Kafamda buyuk bir ugultu, bogazimda kocaman bir dugum...

14 Mayıs 2006

Kuskonmaz ve Domates Soslu Penne


Alisveris yaparken sepete attigimiz organik Penne makarnalarimizi pisirdim. Makarnalari pisirme asamasi hepimizin bildigi gibi. Makarnalar bir tarafta pisedursun, bir yandan da iki ayri tavada iki ayri sos hazirlamaya koyuldum.

Dolapta konserve kuskonmazlarim vardi, sos yapmak icin hazir durumdaydilar. Tavaya kucuk bir miktar (herkes kendi zevkine gore miktarini ayarlayabilir) zeytinyagi koydum, ezmis oldugum kuskonmazlari tavaya bosalttim, karabiber, cok az tuz ekledim. Biraz cevirdikten sonra, suyunu cekince sosumuz hazir.



Diger tavada yine kucuk bir miktar zeytinyaginda, bir tatli kasigi salca ile sarimsaklari ve annemin bizim icin kurutmus oldugu mis gibi kuru naneyi kavurdum. Kup kup dogramis oldugum domatesleri ekledim, birkac dakika pisirdim. Kekik, kimyon, cok az tuz, karabiber ve pul biber katip atesten aldim. Domates sosumuz da boylece hazirlanmis oldu.

Servis tabagina aldigim makarnalarin uzerine, once kuskonmazli sostan sonra domatesli sostan koyarak servis yaptim. Yaninda bol yesillikli bir salata ve elma suyuyla iyi bir takim oldular bence.

09 Mayıs 2006

Imece Usulu Kiymali Pide

Cumartesi aksamuzeri eve donerken arabada esime, aksam yemeginde ne yemek istedigini sordum. O da, degisiklik olsun, kiymali pide yapalim birlikte dedi. Kacirir miyim boyle bir teklifi, hemen kabul ettim. Yolda, markete ugrayip kiyma ve maydonoz aldik. Eve geldigimizde benim gorevim pide hamurunu, onunki de pidenin icini hazirlamak oldu. Ben hemen hamuru hazirlamaya koyuldum, mayali bir hamur olacagi icin kabarmasini beklemeliydik.



Hamur icin,
1 paket kuru maya
1 su bardagi ilik su
1 tatli kasigi toz seker
1 tatli kasigi tuz
1/2 cay bardagi zeytinyagi
aldigi kadar un

Maya, seker ve ilik suyu 10 dakika kadar mayalanmaya biraktim. Daha sonra un, tuz ve zeytinyagini ekleyip, yumusak bir hamur yogurdum, oyle ki elime yapisiyordu hala. Hamurun bulundugu kabin uzerini kapatip, dusuk derecede isitmis oldugum firinda hamur iyice kabarana kadar yani 30-35 dakika beklettim.

Bu arada esim de pidenin kiymali icini hazirlamaya basladi, ben de ona yardim ettim, daha dogrusu izledim;). Ic malzemelerini dilediginiz miktarda hazirlayabilirsiniz. Ben artan ici buzluga kaldirdim, ilerideki gunlerde bir sekilde degerlendirmek uzere.



kiyma
zeytinyagi
domates salcasi
sogan
sarimsak
yesil(taze) biber
domates
maydonoz
pul biber
karabiber
kimyon
tuz


Tavaya bir miktar zeytinyagi koyup isittik. Cok kucuk kupler halinde dogradigimiz soganlari, sarimsaklari az miktarda salca ve pul biber ekleyerek biraz kavurduktan sonra kiymayi ekledik. Kiymayi cok kavurup, sertlestirmemek gerek, firinda da pisecek zaten. (Biz, evde pide vs. yaparken kiymayi firina cigden koymuyoruz, mutlaka kavuruyoruz birazcik.) Kiymayi da bir miktar cevirdikten sonra kup kup dogradigimiz domatesleri, yesil biberleri, kalan baharatlari ve kiyilmis maydonozu kattik. Suyunu tam olarak cekmeden atesi kapattik.

Pide hamuru iyice kabardiktan sonra, hamurdan buyuk parcalar alip, once elimle sonra merdane ile devam edip uzun oval parcalar actim. Pek oyle muntazam olmadilar ama fotografta gordugunuz gibi idare eder sekildeydiler. Actigim pide hamurunu tepsiye yerlestirdim. Bizim tepsimize iki tane sigdi cunku ben pideleri buyuk buyuk hazirladim. Bir tanesi bir kisiyi doyurup, catlatmaya yeterli. Deneyimle sabittir:))

Neyse tarife doneyim; tepsi uzerine koydugum pide zemini hamurlarin ustune hazirladigimiz icten bol bol yaydim ve en son hamurun kenarlarini uste dogru kivirip, uc kisimlarini birlestirdim. Pideler firinda piserken ayran hazirladim. Kalan hamuru da ertesi gun icin ekmek yaptim. Aslinda hamuru cok daha ince yuvarlaklar halinde acip, lahmacun da yapabilirsiniz bu tarifle. Eh biz kirmizi etle cok da barisik olmadigimizdan, boyle ayda yilda bir yiyoruz ve lahmacun macerasini da kimbiliir ne zamana erteliyoruz.

NOT: Fotograf cekimi, pideyi biran once midesine gondermek istegiyle sabir gosteremeyen bir koca tarafindan sabote edildiginden istenilen sonuca ulasamamistir:))

06 Mayıs 2006

Guzel bir gunun sonunda...


Dun yakindaki alisveris merkezine gittim, bircok magaza var ama benim en cok icinde olmaktan hoslandigim, gezerken buyuk keyif aldigim "Williams-Sonoma"dir. Nasil da guzel kompozisyonlarla dekore ederler magazanin icini. Dis dizaynindan tutun da kullanisliligina, renklerine kadar ne guzel mutfak esyalari vardir magazada. Magazayi dolasip cikarken sepetteki dergilerden birini aldim her yeni dergi ciktiginda yaptigim gibi ve derginin sayfalarindan fotograflar cektim, sizlerle paylasmak istedim birkac detayi. .

Her gidisimde elime alip ama ozellikle belirtiyorum "dokunarak" inceledigim bir urun var ki o da mutfak tekstili bolumundeki peceteler ve mutfak bezleri, havlularidir. Oldukca kalitesi yuksek, renkleri hos olan bu pecete ve mutfak bezlerinin etiketinde "Made in Turkey" yazar ve ben bundan mutluluk duyarim. Keyif aldigim bir diger kose ise, yemek kitaplarinin oldugu kose. Oyle cazip ki hepsi, zorlaniyorum karar vermekte ve elim bos cikiyorum her seferinde. Boyle olmayacak, bir dahaki gidisimde alacagim birkac tane:) Kitap yok ortalikta ama kitabi yerlestirip, sayfalarini kirletmeden tarifi uygulayabilecegim bir kitap altligi(book holder- tam Turkce karsiligini bilmiyorum acikcasi-belki kitap tasiyicisi olabilir) aldim. Cok kullanisli bir sey. Kendi tarif defterim icin de gerekliydi boyle birsey, pasta, yemek yaparken daha derli toplu bir kosede tutabilirim defterimi. Eh artik bir yemek kitabi almak da sart oldu degil mi?:)




Bahce masasina hazirlanmis bir sofradan goruntu. Rengarenk, tam bir yaz sofrasi. Bahce olmasa bile belki balkonda belki de evin salonunda aile uyeleriyle yenilen, sohbetin kahkahalara karistigi o aksam yemekleri geliverdi aklima. Blog arkadaslarimin paylastigi birbirinden guzel ve lezzetli tariflerden derlenmis yiyeceklerle donanmis, esimin ve benim ailelerimiz veya arkadaslarimizin davetli oldugu muhtesem bir sofra dusundum bir de...








Dergide bu sebze, ekmek, vs dolu sepeti gorunce, Turkiye'deyken soguk kis gunleri haric keyifle gittigim semt pazarini hatirladim. Ozledim hem de cok ozledim pazara gidip, taze sebze meyve almayi, eve gelip dolaba yerlestirmeyi. Aldigim taze naneleri, salatalara, makarnalara, sotelere katmayi, rokalari cipuralarla birlikte mideye indirmeyi:), tereleri yikayip tabaga bolca doldurup sofraya koymayi, daha bitmedi, semizotlarindan salata, cacik yapmayi.... Birisi beni durdursun, yoksa sonu gelmeyecek!:)) Ha bir de utangac gozlerle, sirtina astigi kufesiyle yanima yaklasip- ama istisnasiz her pazara gidisimde- tasiyayim mi diye soran yasli, cakir gozlu amcayi hatirladim, tuhaf hissettim. Uc kurus kazanmak icin sirtinda tasidigi onca yuke ragmen sesini cikarmayan, belki de o tasidigi sebze ve meyvelerin bazilarinin tadini bile bilmeyen o amca ne yapiyordur acaba simdi?

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails