29 Haziran 2006

Misir Ekmegi ve Menekse Guzelleri


Malum, donus hazirliklari icinde evdeki kalan mutfak malzemelerini tuketmek de var. Bu malzemelerden biri de misir unu. Bu durumda ne yapilir? Tabii ki ilk akla gelen: misir ekmegi. Bugune kadar yaptigim ikinci:) ve en lezzetli misir ekmegi oldu diyebilirim. Belki uzerini biraz daha kizartabilirdim ama boylesini tercih ettim.

1 su br. misir unu
1.5 su br. normal un
1/2 cay br. zeytinyagi
1 su br. sut
1 yumurta
kekik
kirmizi pul biber
1 cay kasigi kabartma tozu
bir tutam toz seker
bir cay kasigi tuz

Yumurtayi, sutu ve zeytinyagini bir cirpici tel yardimi ile karistirin. Bir baska kapta, misir ununu, normal unu, kabartma tozunu, sekeri, tuzu ve baharatlari karistirin. Unlu malzemeyi, sivi malzemeye ekleyin. Biraz karistirdiktan sonra, kek hamurundan biraz daha yogun bir hamur cikiyor ortaya. Kaliba dokup, onceden isitilmis 175 derecelik firinda pisirin.


Yuruyus yaparken cektim fotografini menekse guzellerinin. Nasil da zarifler degil mi? Agacin golgesine yerlesmis olmaktan istifade edip, hicbir canliya nefes aldirmayan bu sicak havada, boyle canli canli poz verdiler.

26 Haziran 2006

Acma ve Pogaca Kardesler :))


Acmanin mayali pogacadan belirgin farki, bezelerin arasina tereyagi konmasi olabilir mi? Onun disinda malzeme miktarlariyla kendinizce oynayarak mayali bir hamur yapiyorsunuz. Bir diger sey de; mayali pogacalara konandan daha fazla toz seker konuluyor galiba. Bircok blogger arkadasim acma tarifi verdi bloglarinda, hepsi de birbirinden nefis gorunen. Birkacini inceledim, derleme bir tarif cikararak denedim.

1 su br. ilik sut
1 su br. ilik su
1 paket kuru maya(bulundugum yerde yas maya yok)
1 su br.'ndan az zeytinyagi
1/2 su br. toz seker
2 yumurta(sarilari uzerine surulecek)
2 tatli kasigi tuz
aldigi kadar un
bir miktar tereyagi
susam veya corekotu

Bir kapta, mayayi, ilik su ve toz sekerle mayalanmaya birakin. 5-6 dakika sonra sutu, unu, zeytinyagini, yumurta aklarini ve tuzu ilave edin. Yumusak bir hamur yogurun ve hamuru uzerini orterek, ilik bir ortamda, 45 dakika kadar dinlenmeye birakin ki kabarsin. Dinlenen hamurdan parcalar alip pogaca acar gibi acin ve icine kucuk bir miktar tereyagi koyup yuvarlayin. Yuvarlanan bu bezeleri kivirarak uzatin ve uclarini birlestireek halkalar yapip tepsiye dizin. 15 dakika da bu sekilde kabarmasini bekledikten sonra, uzerine yumurta sarilarini surup, susam serpin ve onceden isitilmis firinda pisirin.


Ben tereyagini bir cay kasigindan cook daha az koydum bezelerin arasina, tam da bildigimiz yagli acma lezzetinde olamadilar bu yuzden ama esim, yerken pek memnundu halinden. Bir kismini acma seklinde diger kismini da yuvarlak pogaca seklinde yaptim. Tabii ki yuvarlak pogacalarin icine tereyagi degil, birkacina peynir, bikacina da zeytin koydum. Dedem, zeytinli pogacalari cok severdi ve ara ara annemden yapmasini isterdi. Esim de annemin zeytinli pogacalarini yedikten sonra hep zeytinli ister oldu pogacalari, mayalisi veya mayali olmayani, hic farketmez, zeytinli olsun da! :)

22 Haziran 2006

Surdan Burdan :)


Lazanya! Arada bir sadece kendim icin yaptigim ve zevkle yedigim... Esim, en son sefere kadar, sevmiyorum deyip yemezdi ama yukarida fotografta gordugunuz lazanyanin soyle bir tadina bakti ve bir porsiyon yedi :) Ben lazanyayi sadece sebzeli hazirlarim. Kiyma yok. Hazirlanacak lazanya miktarina gore sebzelerin miktarini ayarlayabilirsiniz. Ben miktar belirtmiyorum o nedenle.

sogan
sarimsak
havuc
mantar
kabak
domates
salca
kucuk bir miktar zeytinyagi
pul biber, karabiber, kimyon(istege gore baharat cesitleri arttirilabilir)
tuz

Sogan ve sarimsagi dograyip, yagda kavurdum. Arkasindan salcayi ekledim ve bir miktar daha kavurdum. Daha sonra sirasiyla havuc, mantar, kabak ve domatesi (hepsi dogranmis) ilave ettim. Ben sebzeleri cok fazla yumusamis sevmiyorum, o sebepten biraz diri kalacak sekilde pisiriyorum.

Besamel sosu icin:

1.5 su br. sut
2 yemek kasigi un
50 gr tereyagi veya margarin
tuz, karabiber

Unu yag ile kavurdum. Sutu yavas yavas ekledim. Kivam alincaya kadar karistirdim, biraz tuz ve karabiber ekledim. Besamel sosu cok kivamli sevmiyorum.

Lazanyayi paketinin uzerinde belirtilen sekilde hazirladiktan sonra, dikdortgen bir borcamda, katlarin arasina once besamel sostan onun uzerine hazirlamis oldugum ic malzemeden yaydim. Ayni islemi diger katlar icin tekrarladim. En ust katina biraz sos, biraz da kasar peyniri rendesi, lazanyamiz firina girmeye hazir. 175 derecede isitilmis firinda, uzeri kizarana kadar pisirdim.


Canimizin tatli istedigi bir gun yapilmisti bu mozaik pasta.

sade biskuvi(450 gr.lik paketlerden)
1 cay br. eritilmis, ilitilmis margarin
1 cay br. toz seker
1 cay br. sut
1 yumurta (ben katmadim)
1 yemek kasigi hindistan cevizi
ceviz kiriklari
4 yemek kasigi kakao
limon kabugu rendesi

Buradaki Turk urunleri satan markette Ulker'in biskuvilerinden kalmamisti, ben de evdeki tarcinli bikuvilerden kullandim. Dilimlerken dagilir gibi oldular ama tadinda sorun yoktu, pastanin lezzetine tarcinli hos bir tat kattilar diyebilirim. Biskuvi disindaki malzemeleri iyice karistirdim. Bir tarafta biskuvileri kucuk parcalara boldum, diger malzemelere ilave ettim ve yine karistirdim. Sekil verip, buzdolabina kaldirdim. Iyice soguyup kaliplastiktan sonra dilimleyerek servis yaptim.


Bu fotografta gordugunuz, tatli komsum sincap. Arada bir selamlasiriz kendisiyle:)

19 Haziran 2006

Kitaplar ve Davetsiz Misafir(!)

Geri sayim basladi evimizde. Esim de ben de hem heyecanli hem de sevincliyiz. Donus hazirliklarini hizlandirdik su gunlerde. Son alisverisler, duzenlenmesi gereken valizler, bir de kitaplar. Kitaplarimiz agirlikta standartlari zorladigindan -malum hukukcuyuz- valizlerle yanimiza almak cok mantiksiz olurdu. Neredeyse iki valizi isgal ediyorlardi. Biz de posta yoluyla gonderdik onlari. Bakalim verilen bilgiye gore bizden once varmasi gerekiyor ama yeterki varsin da biraz gecikmesi sorun degil. Donunce buyutmeyi planladigimiz kutuphanemizin uyeleri onlar, kiymetliler. Iki yil once buraya gelirken depo ettigimiz diger kitaplarimizla birlesip evimizdeki kutuphanemizi zenginlestirecekler.


Simdi dusuneceksiniz, yukaridaki keretenkele fotografinin ne isi var bu yazida diye, aciklayayim. Gecenlerde esimle alisveristen donduk, evin kapisini actik, bir de baktik ki; bu yandaki arkadasin akrabalarindan birinin yavrusu bize misafir olmus. Lamba dugmesinin yaninda, duvara yapisik halde bizi bekliyormus meger. Muhtemelen ayni gun disari cikmak icin kapiyi actigimizda girmisti iceri ve biz farketmemistik telasimizdan. Nasil atik olduklarini bildigimizden, esim hizla bir hamle yapti ve kendisini gercekten yapistirdi duvara. Baska caremiz yoktu, oyle hizlidir ki kendileri kacti mi bir daha yakalamak cok zor olacakti ve bendeniz evde kertenkele var psiklojisi ile yikilmis olarak :), gerilecek de gerilecektim. Bu, fistik yesili rengi kadar cekici olmayan canlinin evimde ne isi var degil mi? Fotograf, arsivlerimden. Buranin kertenkelesi eksik olmaz. Bugune kadar hep evin disinda karsilasirdik, bakisir, kertenkele arkadas da ben de aksi yonlere kacisirdik. Muhabbetimiz oydu, oyle de kalmasini dilerim. Fotograf bu boyutuyla sizi fazla irkiltmiyordur umarim. Ama dilerseniz tiklayip, buyutun, ne de olsa ekrandan birseycik yapamaz :))

16 Haziran 2006

Ekmekli ama ekmeksiz gunler!


Silikon kaliplardan devam. Ekmek denemek istedigimi soylemistim gecen yazimda, denedim de. Kaliba biraz fazla hamur koymusum. Silikon kalibin esnekliginden de faydalanip yanlara dogru kabardi bizimki:). Gerci guzel pisti, kaliptan yana hic sorun yok ama yana dogru genisleyen kocaman bir ekmegimiz oldu. Yanlarinin catlamasi da ya bundan ya da hamuru yogururken hakkini verememisim. Ama tadi-tuzu, herseyi iyiydi.

Ekmegimiz yulafli. Tarifi klasik;

1 su br. ilik su
1/2 su br. ilik sut
1 paket kuru maya
2 tatli kasigi toz seker
1 tatli kasigi tuz
1/4 su br. zeytinyagi
1/2 su br. yulaf ezmesi
aldigi kadar un

(Un miktari konusunda hep afalliyorum cunku her seferinde olcmeyi unutup, goz karari koyuyorum.)

Mayayi, toz sekerle birlikte, ilik su ve sut karisiminda bekletin. 5 dakika kabarsin. Unu hamuru yoguracaginiz kaba alin, ortasina bu mayali karisimi, zeytinyagini, tuzu ve yulaf ezmesini katin. Yumusak bir hamur yogurun. Uzerini nemli bir bez ile ortup, oda sicakliginda iyice kabarana kadar bekletin. 30 dakika yeterli olabilir. Cunku hamuru pisireceginiz kaba koyduktan sonra da bekletiyorsunuz bir sure. Kabartma islemi bittikten sonra firina verin.



Biz bu ekmegi, sabahlari dilimleyip, firinda kizartarak yedik. Isin asli, esim yedi cunku ben ekmekle bir sure kusmeye karar verdim, uygulamaya da koydum. Bir haftadir kustum, bakmiyorum ondan tarafa. Bazen pek bir sevimli bakiyor bana ama aldanmiyorum:P

13 Haziran 2006

Muffin Denemesi


Ilk kez silikon bir kalipta muffinler pisirdim. Aslinda kagit kaliplar koymadan daha iyi anlasilacakti silikon kalibin iyi olup olmadigi ancak ben kagitli muffinlerin gorunusunu daha cok seviyorum ya, bencillik yaptim bu ilk seferde. Bir kere de kagitsiz, karisimi direkt olarak silikon kaliba dokerek deneyecegim. Silikon muffin kalibimi fotografta goruyorsunuz. Bir de baton kek kalibi aldim yine silikon. Ekmek de pisirebilirim herhalde ayni kalipta?... Muffin tarifini, birkac tarifi inceledikten sonra olusturdum ama ortaya cikan lezzet yabana atilir gibi degildi. Pamuk gibi olan bu nefis kekler esim tarafindan buyuk ilgi goruyor iki gundur.

Tarifi uyguladigim sekliyle yaziyorum.

3 yumurta
2 su bardagi un
1 su bardagi sut
1 su bardagi toz seker(dileyen biraz daha artirabilir)
100 gr. margarin(eritilmis, ilitilmis)
1 dolu cay kasigi kabartma tozu
1/2 su bardagi damla cikolata
1/2 su bardagi findik kiriklari
vanilya
bir fiske tuz

Malzemelerden once unu, sekeri, kabartma tozunu, tuzu, vanilyayi bir kapta karistirin. Diger bir kapta, erimis yagi, yumurtalari, sutu iyice karistirin. Sivi karisimi, unlu karisima tel bir cirpici yardimiyla ilave edin. Istege gore damla cikolata ve findik parcalari katabilirsiniz en son olarak. Cok fazla olmamak kaydiyla karistirip, kaliplara dokun. Ben ilk denemem oldugundan kaliba doktugum miktari az tutmusum. Biraz daha fazla dokseymisim her kaliba, daha sisman, sapkali keklerim olacakti. Acemilik:))

  Posted by Picasa

Eger sade ama hos bir muffin tarifi ariyorsaniz, siddetle tavsiye olunur. Bu tariften gordugunuz buyuklukte 24 tane muffin cikti, muffinler daha sisman olsun isterseniz, 18-20 tane cikar. Daha farkli muffin tarifleri de denemek istiyorum. Bakalim bu donus hazirliklari icinde vakit bulabilecek miyim?

10 Haziran 2006

Kisa Kisa Washington DC




Washington DC gezimizi kisaca anlatmak gerekirse, gezilecek en onemli yer " The National Mall" isimli iki yaninda karsilikli muzelerin, bir ucunda "Washington Monument(Anit)", diger ucunda "Capitol" binasinin bulundugu buyukce dikdortgen bir alan. Yakininda da "White House" yani Beyaz Saray var. Washington'da dikkatimi ceken, daha cok turlarla geziliyor olmasiydi. Ozellikle ortaogretim seviyesindeki okullarin turlari oldukca fazla sayidaydi.


Muzelerden birinin onunde agaclarin golgesinde oturup serinlemek istedigimizde, duraga yolcu almak icin yaklasan otobus dikkatimizi cekti. Uzerinde Turkiye'nin tanitimi icIn hazirlanmis bir reklam afisi vardi:)







New York pilimizi bitirmisti ama yine de iyi performans gosterdik, muzeleri ve diger binalari gezerken. Bir ara esimin: "Turist olmak da cok zormus yahu!":)) dedigini hatirliyorum. Uc gun gecirdik Washington'da ve her gunun sonunda kendimizi otele atip, deliksiz uyuduk.


Washington DC New York'a kiyasla cok temiz ve duzenli bir sehir. Metrosu cok anlasilir, yine temiz ve mimarisi de ilginc. En begendigimiz yerlerden biri de Georgetown idi. Ayni isimli universitenin bulundugu bolge. Cicekler ayri bir guzellik katmisti sokaklara, fotograflarini cekmeden duramadim.



Bir de sabuncu dukkanina girdik, cok ilginc sabunlar vardi. Sahibi hanimlar fotograf cekilmesine pek sicak bakmiyorlardi, o nedenle tek fotografla yetinmek zorunda kaldim.


07 Haziran 2006

Geziden Notlar-1


Gecen hafta donduk tatilimizden ve o gun bugundur, valizleri acma toparlama, dinlenme, ufak tefek donus hazirliklari ve bir de blogumda ufak bir sorun yasayinca geciktim yazmakta. Bugun problem de cozulunce, miskinlige bir son verip, artik yazmaya baslayayim dedim. Gezimize New York'tan basladik. New York'a gittigimiz gun zaten aksam saatlerinde orada oldugumuzdan, uyuduk ve dinlendik. Ertesi gun once Times Square'e gittik, soyle bir turladik. Daha onceki postumda da bahsettigim gibi; bir Broadway Show gormeyi cok istedigimizden, tiyatrolari bir goz attik, bilet durumunu kontrol ettik ve "Chicago" isimli muzikalde karar kilip, biletlerini aldik ama ertesi gun aksami icin. Bilet isi de halledilmis olunca, verelini Little Italy ve China Town.

Aslinda Little Italy'ye gitmeden ilk isimiz kucuk bir donerci olan Yatagan Doner'de doner yemek oldu. Sahibi Romanya gocmeni bir Turkmus. Pek temiz gorunmuyordu ama kuralimizi bozup yedik vallahi, yoksa icimizde kalirdi:)) Donerlere laf yok, yag orani biraz kacirilmis olsa da pek lezzetlilerdi.

"Little Italy" Italyan damak zevkini yansitan pek cok cafe ve restoranin bulundugu birkac sokaktan olusuyor. Hepimiz biliriz ki Italyanlar ile damak zevkimiz benzesir, biz de boyle bir firsati bulmusken girdik bir cafeye. Menu elimde etrafa bakindim soyle bir, ayni bizim oralarin tarzinda, pastanelerimiz gibi. Ne yedigimiz baska bir postun konusu olsun artik:)

China Town yani Cin Mahallesi, o da ayri bir hikaye. Gecen yaz yakin arkadaslarimiz olan bir ciftle 15 gunluk bir California turu yaptmistik, San Diego'dan San Francisco'ya kadar. Cok guzel bir tatildi. San Francisco'dayken oradaki China Town'i da gezdik. Hediyelik esyalarin satildigi dukkanlarin oldugu kisim iyidi ama yiyecek satilan dukkanlarin oldugu sokaklarda pislik diz boyuydu. New York'taki de ayniydi. Orjinal bir kulture sahip, cok caliskan insanlar Cinliler. Kulturlerini ve ozlerini de cok guzel muhafaza ediyorlar, baska bazi milletler gibi Amerikanlasmaya oyle pek merakli gorunmuyorlar. Takdir edilesi bir durum bana gore.





Central Park'a gittik, arkadaslarimizla bulustuk. Central Park, ustteki fotografta gordugunuz o kesmekesin icinde buyuk bir guzellik, huzur kaynagi diyebilirim. Kuslar, sincaplar, yesillikler arasinda dinleniyorsunuz gercekten. Biz de gol kenarinda oturup dinlendik biraz.


Ayni gunun aksaminda tiyatronun onunde aldik solugu. Bir muzikal izleyecek olmanin mutlulugu vardi icimde hem de Ingilizce. Cok kalablikti, salona girip de muzikal oyunun baslamasi ile o an anladim ki cok iyi bir karar vermisiz. Oyle keyifli ve eglenceliydi ki, oyuncular ses, dans performanslariyla goz doldurdular. Hos bir ani olarak kalacak bellegimde.

Bir baska gun, genel bir tur yaptik, yine rihtimi, New York Borsasi'nin icinde bulundugu "Financial District"i gezdik. Binalar binalar...Ama hosuma giden her birinin mimarisinde ufak da olsa mutlaka goze carpan detaylar vardi. Manhattan'daki Century21 isimli, diger New York magazalarina kiyasla oldukca ucuz fiyatlarla urunler satan magazaya gittik. Alisveris yapmadim, evet evet yanlis duymadiniz hicbirsey almadim. Yorgunluktan gozum hicbirseyi gormedi.



Diger bir gunun hemen hemen tamamini Metropolitan Museum of Art'da yani Metropolitan Sanat Muzesi'nde gecirdik. Muthis bir muze diyebilirim. Giris ucretsiz, aslinda isterseniz onerilen ucreti oduyorsunuz kendi isteginizle, isterseniz birkac dolar bagis yaparak girebiliyorsunuz. Muze binasinin, disi da ici de cok temiz bakimli ve buyuk. En cok Cin ve Misir ilgimi cekti, hemen ustteki ikinci buyuk fotografta goruldugu gibi Anadolu'dan eserler de vardi. Nasil ellerine gecmisse artik????



Muze bizi oyle yormustu ki son gun yataktan kalktigimda ayaklarimin acilmasi vakit aldi. Hurriyet Aniti'ni ve Empire State binasini son gune birakmistik. Hava da aksi gibi asiri sicakti. Anita goturecek olan feribotlar icin oyle uzun bir sira vardi ki biz derhal cark edip, biletlerimizi iade ettik. Gormesek de olurdu hani. Biz de Staten Island'a giden ucretsiz Feribot'a bindik ve daha hareket eder etmez, guzelim Istanbul'u yadettik. Bu da ne ki dedik ic gecirerek, ah bizim Istanbul'umuz var ya!...

Aksama dogru Empire State binasina cikmak icin siraya girdik. Onceki gunden internet araciligiyla aldigimizdan giris biletlerini, fazla beklemedik. Biz 1.5 saat bekledik binaya cikmak icin artik varin siz dusunun hem bilet almak icin hem de binaya cikmak icin bekleyenlerin halini. Yukari ciktigimizda gunesin batisini, gece isiklarinda sehrin manzarasini izledik. New York turumuzu boylece tamamlamis olduk.

New York hakkindaki genel izlenimim, evet renkli, guzel bir sehir ama trafik, kalabalik cok bunaltiyor. Metrosu cok eski ve pis, kocaman fareler cirit atiyor ortalikta. Metro'da gorup gorebileceginiz en tuhaf insanlarla karsilasmaniz pek muhtemel. Amerika'da hicbiryer anlatildigi kadar degildir zaten. Iyi reklam! New York'ta yapmis olmaktan mutlu oldugum uc sey var, okurken de anlasilmistir zaten. Birisi muzeyi gezmis olmak, digeri muzikal oyun izlemis olmak, en onemlisi de tum bunlari cok sevdigim, canim esimle birlikte yapmis, yasamis olmak.

Washington duragi bir sonraki yazida. Sevgiler...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails