27 Kasım 2006

Çıplak Parfe :) ve Dalgalı Saçlar

Hadi şimdi, yok sonra derken oturdum bilgisayarın başına... En sonunda Yazabiliyorum. Biraz önce, aynı bizim yaptığımız gibi, Amerika'ya eşinin eğitimi için Agustos sonunda gitmiş olan, hem meslektaşım hem canım arkadaşımla messenger vasıtası ile görüştüm . Mutlu oldum. O da bir blog sahibi olmak istiyor, umarım yakında katılır aramıza.


Dün öğleden sonra mutfağa girdiğimde, aslında yapmak istediğim sey bu değildi. Ama sanırım hem daha pratik olduğundan hem de bu tür tatlıları pek sevdiğimden :), bir anda bu parfeyi yapmak üzere çark ettim. Diyeceksiniz ki, bu nasıl bir parfe, evet bu henüz giyinmemiş bir parfe, yani çıplakkk! :)) Yapılma sebebi, biricik kardeşimin ve sevgili eşinin bizi akşam çayına davet etmeleriydi. Tembelliğime zamanın kısıtlı oluşu da eklenince, parfenin son halini görüntülemek mümkün olmadı. Anlatsam beni affedersiniz belki diye düşünüp, affınıza sığınıyorum ve işte tarifi:)

1 paket kremşanti
1.5 su bardağı süt
1 paket yulaflı bisküvi
2 paket kakaolu piknik bisküvi
1 paket fındıklı bisküvi
kuru incir, kuru kayısı (evde kalmadığından katamadım ama lezzetine lezzet katıyor)
fındık kırıkları

Üzeri için:
1 paket kakaolu puding
2 bardak süt

Kremşantiyi süt ile hazırlaytıp, içine bisküvileri kücük parçalara kırarak ekleyin. Fındık kırıklarını ve minik minik doğradığımız kuru kayısı ve kuru incirleri de ilave edip karıştırın. Dern bir kalıbın içini poşet ile kaplayıp (sera ile de olur), karışımı kalıba dökün. Ben baton kek kalıbımı kullandım. Yuvarlak bir kalıp da olabilir.Üzerini kapatıp dondurucuya koyun. O dondurucuda bekleyedursun diğer taraftan, pudingi süt ile hazırlayıp ateşten aldıktan sonra, kabuk bağlamaması için arada karıştırın. Parfeyi buzluktan çıkarın, servis etmek istediğiniz tabağa ters çevirin ve poşetten kurtarın :). Puding ılık haldeyken donmuş olan parfenin üzerine yayın. Hindistan cevizi ve isteğinize göre fındıklarla süsleyin. Tekrar buzdolabına koyun ki eriyip şekli bozulmasın.


Benimki gibi dalgalı saçları olan vardır değil mi içinizde? Vardır muhakkak. Saçlarımı açık bıraktığımda, dalgalı yani doğal halini uzun süre güzel bir şekilde muhafaza etmesi için kullanmam gereken bir ürün adına ihtiyacım var. Bu konuda önerileriniz olabilir belki, ne dersiniz, fikir verecek misiniz bana?

17 Kasım 2006

Bürodayım...

Kapıyı açtım, mantomu çıkardım ve pencereye yöneldim hemen. Perdeleri açtım ki, gün ışığı girsin büroya. Gün ışığı güzel de, masa, kitaplık ve koltuklar üzerinde her saat başı alsan yine hemen yerini alan toz tanelerini saklandıkları yerden çıkarıp gösteriveriyor. Neyse birazdan canınıza okurum sizin diyerek toz tanelerine, pencereden sokağı izledim bir süre. Oldukça merkezi ve işlek bir yerde büromuz. Sabah saatlerinde herkes bir hazırlık, temizlik ve telaş içinde ama yine de günün diğer saatlerine oranla pek bir sakin.


Semaverimizde çayımızı demlenmeye bıraktım ve ufak bir "savulun tozlar" operasyonunun ardından, gazetelere göz atmak üzere bilgisayarın düğmesine bastım. Benim aslında çayla aram pek de öyle tiryaki kademesinde değil ama büroda kendim bile inanamayacağım şekilde çay içiyorum. Şu son zamanlarda havanın soğumasının da etkisiyle pek bir sever oldum çayı. Ama şekeri azaltmak ve açık çay içmek gerek diye düşünerek, iki haftadır böyle bir uygulamaya geçtim.


Çaydan bahsetmişken, birkaç hafta :)) önce yapmış olduğum poğaçalar bunlar. Herkesin aslında birbirine genel olarak benzeyen poğaça tarifleri vardır. Benimki de olsun, bir eksik bir fazla farketmez değil mi? Yok yok biliyorum herkes sıkılmıştır klasik poğaça tarifinden, o nedenle tarif eklemiyorum. Yanlız bu poğaçaların içinde sirke olduğunu ve sirkenin de ayrı bir lezzet verdiğini hatırlatmak isterim.

Bugünün, haftanın en sevdiğim günü olması okumam gereken şeyler olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor ne yazık ki. Bundan sonrası; sıcacık bir bardak çay, dosyalar, kitaplar ve ben elele, gözgöze :)

14 Kasım 2006

Patatesli * Lorlu Börek


Sevgili Evren'in seçtiği bu harika sebze ile Patates Ye#16 etkinliğine geç de olsa katılmış bulunuyorum. Artık eskisi gibi mutfakta fazla vakit geçiremiyorum, bu nedenle belki size sıradan gelebilecek ama lezzetli bir börek tarifi vermek istedim. Yine vakit darlığından dün akşam yapabildim börekleri :)

Malzemeler:
yufka
sıvıyağ
su
lor peyniri
haşlanmış patates
pul biber
karabiber
tuz
dereotu
1 yumurtanın sarısı
susam



Bütün bir yufkayı tezgahın üzerine serin. Bir kasede karıştırdığınız sıvıyağ ve suyu bir fırça yardımıyla çok fazla ıslatmamak kaydıyla yufkanın üzerine sürün. Haşlanmış patates ve lor peynirini, bir kapta, ezerek karıştırın. İçine ince kıyılmış dereotunu, pul biberi, karabiberi, tuzu ekleyin ve karıştırın. Hazırladığınız yufkanın tam ortasına bu içten uzunlamasına (yufkayı ikiye kesecek şekilde) koyun. Yufkayı ikiye katlayın. Yine yufkanın üzerine yağ ve su karışımından sürün ve rulo yapın. Rulonun üzerine aynı karışımdan ve yumurta sarısından sürüp, 5 veya 6 parçaya kesin, tepsiye dizin. 180 derecede ısıtılmış fırında pişirin.

NOT: Malzemeleri miktar belirterek yazmadım, herkes kendi dilediği miktarda hazırlayabilir. Bir yufkadan 5-6 adet börek elde ediliyor.

10 Kasım 2006

...


"Söylediklerimin hakikat olduğu gün, sizden ve bütün medeni beşeriyetten dileğim şudur: Beni hatırlayınız."

06 Kasım 2006

Peynirli Tart


Pazar kahvaltımızı renklendirdi bu tart. Yapımı oldukça pratik ve lezzetli. Yanında sıcacık çayınızı yudumlarken bir yandan da gazetenizi okursanız benim gibi, daha bir keyifli oluyor:)

Sofra Dergisi-Ocak 2004 sayısından, peynirli tart (6 kisilik).

Malzemeler:

1 çay bardagi sıvıyağ
125 gr margarin (ben 60 gr tereyağ kullandim)
1 çorba kaşığı yoğurt
1 adet yumurtanın akı
1/2 paket kabartma tozu
aldığı kadar un (kızmayın dergide böyle yazıyor:))
tuz

İç malzemesi:

250 gr beyaz peynir (isteğinize göre azaltıp, arttırabilirsiniz)
yarım demet maydanoz (evde kalmamis, katamadım)
yarım demet dereotu

Üzerine:

1 adet yumurtanın sarısı
süslemek için yeşil zeytin
pul biber


1- Tart hamuru için oda sıcaklığında beklemiş tereyağını, sıvıyağı, yoğurt, yumurta akı ve tuzu bir kapta karıştırın. Alabildigi kadar unu ve kabartma tozunu ekleyip kulak memesi yumuşaklıgında bir hamur yoğurun. Üzerini nemli bir bezle örtüp yarım saat dinlendirin.

2- Hamurdan mandalina büyüklüğünde bir parçayı tartın üzerini süslemek için ayırın. Diğer hamuru, yağlanmış tart kalıbına yayın, kenar kısımlarını yükseltin. Maydanoz ve dereotunu incecik kıyıp, peynirle karıştırın. Bu karışımı tart hamurunun üzerine yayın. Ayırdığınız hamurdan uzun çubuklar yapıp tartın üzerini kafes şeklinde süsleyin.

3- Yumurta sarısını hamurun üzerine sürün ve pulbiber serpin. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında kızarana kadar pişirin.

03 Kasım 2006

Armağan

Eşimin, iş nedeniyle bu sabah erkenden -saat 5:30 gibi- Istanbul'a gitmek için yola çıkması gerekti. Ve ben, onu uğurladıktan sonra uykum çook uzaklara kaçtigindan, o vakitten bu yana bilgisayar basindayim. Bugün duruşmamizin olmamasi ne iyi oldu aksi halde uyurgezer halinde dolaşirdim adliye koridorlarinda:) Dedim ki; en iyisi bloguma yeni bir post eklemek ve birkac blog ziyaretinde bulunmak.


Bugünlerde mutfakta sadece aç kalmamamiz icin faaliyet gösterebiliyorum. Tatilden geldikten sonra durum bu malesef. En son tatile girmeden, eşimin annesinin de çok sevecegini tahmin ettiğim kakaolu muffinlerden yaptim. Yine her zaman yaptığım gibi sıradışı olmayan bir kek tarifi ama sade keklerden hoşlanan annemiz tahmin ettiğim gibi çok beğenerek yedi. Gitmeden bir gün önce hazırladım, buzdolabına koydum. Yolculuğa çıkarken paketlerimiz arasında onlar da yerlerini aldılar. Tarif klasik:

3 yumurta
1 su bardagi süt
2 su bardagi un
1 su bardagi toz seker(dileyen biraz daha arttırabilir)
1/3 su bardağı sıvıyağ
1 paket kabartma tozu
1/2 su bardağı kuru üzüm
1/2 su bardagi fındık kırıkları
kakao(istege göre miktarı ayarlanabilir)
1 paket vanilya

Fırını 180 derecede ısıtın. Unu, şekeri, kabartma tozunu, kakaoyu, vanilyayi bir kapta karıştırın. Diger bir kapta yaği, yumurtalari, sütü iyice çırpın. Sıvı karışımı, unlu karışıma ilave edin. Fındık parçalarını, dibe çökmemesi için unladığınız kuru üzümleri katabilirsiniz en son olarak. Çok fazla olmamak kaydıyla karıstırıp muffin kalıplarına dökün, fırına verin.


Hafta içi çok yoğun dolayısıyla yorucu geçti. Cumartesi de işle dolu geçecek. Ne yapalım, Pazar'i favori günüm ilan ediyorum bu hafta:)) Eh, artik hazırlanıp büroya gitmek gerek, yapılacak çok iş var.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails