31 Ocak 2007

Ben...



Blogumda yansıtmadığım yönlerimle kendimi tanıtmam için Pınar, Nükhet ve Kübra tarafından sobelendim.

*** 32 yaşındayım ve sanırım hem duygu hem mantık açısından en güzel yaşlardan birini yaşıyorum. Duygularımı daha fazla kontrol edebiliyor, olması gereken yerde mantığımı devreye sokabiliyorum. İstisnaları var tabii ki :).

*** Aynı fakültede okurken tanıştığım ve aşık olduğum adamla evlendim. Aşkımı ve sevgimi katıksız yaşayabiliyorum, çok mutluyum.

***Avukatım, mesleğimi seviyor ve gerektiği gibi icra ediyorum.

*** En yakın arkadaşımla bile saygıya dayalı bir mesafeyle yaşarım arkadaşlığımı ama sanılmasın ki ben soğuk bir yapıya sahibim.

*** Küçük şeylerden mutlu olmayı bilirim ama hırslarım da var.

*** İnsanın kendini övmesi erdem değildir, iyi bilirim ama yazmadan geçemeyeceğim. Hem iyi hem kötü gün dostuyumdur. İşte bu ve benzeri birkaç konuda samimiyetine inandığım ve inanmadığım insanları ayırır oldum son yıllarda.

*** Her ne kadar burçlarla pek fazla alakadar olmasam da burcumun (Aslan) bahsedilen belirgin özelliklerini taşıyorum. Ancak çok daha sade ve mütevaziyim. Bazen hayatımda asla yeri olamayacak, haketmediği halde büyüklenen insanların bu durumlarına bakıp gereksiz mütevazilik yaptığımı düşünüyorum.

*** Sigara hiç içmedim, düşünmedim de.

*** Prensiplerim vardır, detaycıyımdır. Bunun bir örneği; blog yazılarımda bile imla ve yazım kurallarına dikkat ederim. Aile fertlerinden ikisinin Edebiyat öğretmeni olması bir baskı oluşturuyor olabilir mi sizce? :P

*** Ev işlerini rutine oturttum, kendime göre bir programım var. Ütü de bunlara dahil ama ütü yapmayı sevmiyorum ben. Birçoğunuza yabancı gelmiyordur bu his sanırım. Bir dönem yurtdışında çalışmadım ama çalıştığım dönemlerde daha düzenli ve programlı olduğumun farkına vardım. Düzeni ve temiz olmayı seviyorum ama asla kendimi ve eşimi yıpratacak ve rahatımızı kaçıracak dozda değil.

*** Mutfakta pratik bir insanım ama en kötü huyum ölçüye bağlı kalmıyorum, kendimce bir tutam ondan bir bardak bundan şeklinde üretimler yapıyorum. Tuhaf olan, sonunda hüsrana da uğramıyorum. Bu özelliğimle annemi hep şaşırtmışımdır. Blog sahibi olduğumdan beri daha bir ölçülüyüm :)) bu konuda, paylaşabilmek açısından.

Mutfak Robotum Zeynepciğim ve Yeşimciğim, sobe!!

23 Ocak 2007

Hayal

Son günlerde tek yapmak istediğim...

16 Ocak 2007

Paspas


Şu sıralar örerek dinleniyorum. Evimde eskiden kalmış bir ipten şal-atkı :) arasında birşeyler çıkarıyorum ortaya. Fotoğrafını çekeyim, eklerim. Evet, seviyorum örmeyi aynı zamanda beceriyorum da :)). Hiç mütevazi olmayacağım bu konuda. 5-6 yaşlarındayken, örgü konusunda profesyonel olduğunu her daim düşündüğüm rahmetli babaannem tarafından, sıkıldığım zamanlarda içinde rengarenk, çeşit çeşit artık iplerin olduğu kocaman bir çanta önüme boşaltılırdı. Ben ise mest olurdum bu görüntü karşısında. İpler hep az miktarda artmış yumaklardan oluştuğundan, rengarenk bir paspas yapmıştım da canım babaannem evinin en güzel köşesine sermişti o paspası. Ben çocuğuma veya torunuma aynı hoşgörüyü ve sabrı gösterebilecek miyim hep merak ederim.
Yıllarca hep bu ipler varoldu babaannemin evinde. Onlar varoldukça ben çok şey öğrendim.

Bayram günü eşimi görmeye giderken yanımda bulunan yiyeceklerden biri de bu çavdar unlu-sosisli poğaçalardı. Tarif sıradan poğaça hamuru ile aynı ise de çavdar ununun verdiği lezzet çok hoşuma gitti. Zaten oldum olası çavdar unundan yapılmış ekmeği de sevmişimdir.

08 Ocak 2007

Patlıcan'ın Yol Maceraları :)




Ekim ayı sonunda, tatilden dönerken, eşimin ailesinin bahçesindeki, artık son demlerini yaşayan patlıcanları toplamıştım. Ne büyük zevkti benim gibi sebzeyi dalından koparmayı sevenler için. Bu patlıcan özel bir tür, yetiştiği köyün adıyla anılıyor. İçi beyaz ve etli.

Bahçeden dondurucuya, patlıcanın yolculuğu gördüğünüz gibi :). Ben topladım, yıkadım, soydum, zeytinyağı sürüp fırınladım ve dondurucuya yerleştirdim. Bu patlıcanlar tabii ki soframızda birçok şekilde yerini almaya devam ediyor ama buzluktan çıkarıldıktan sonra patlıcanın girdiği kılıkları sizin hayal gücünüze bırakıyorum, nasıl olsa herkesin sevdiği patlıcanlı tarifleri vardır. Bu yol macerasında, son durak sizde saklı :))...

04 Ocak 2007

Suç Ortağı


...
tek başına özgürlük ne işe yarayacak
bir türlü çözemedikleri bu
ölü bir gezegenin
soğuk tenhalığına
benzemesin diye
özgürlük mutlaka paylaşılacak
suç ortağı bir sevgiliyle

Ayrılık Sevdaya Dahil-4/ATTİLA İLHAN

Eşim, sevgilim, dostum ve de suç ortağım :)... askerlik görevini yapıyor şu sıra. Yakın bir yerde olmasının verdiği teselli gözardı edilemez olsa da o yokken hersey daha zor. Zaman hızla akıp gidiyor...en çok da bizim için...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails