25 Haziran 2007

Bir Veda Hikayesi ve Tatlı Denemeler


Yine toplandık. Bağımlılık yapıyor bu tatlı insanlar bende. Birlikteyken zaman akıp geçiyor, hem de keyifle, gülüşmeler ve hoş sohbetlerle. Bir sonraki toplantının zamanını ve yerini bile önceden kararlaştırır olduk. Fotoğrafın bununla ne ilgisi var dediğinizi duyar gibiyim. Ne kadar güzeller değil mi? Bunlar benim de ilk defa gördüğüm, enginar çiçekleri. Hikayenin orjinali burada ve burada...


İlk defa reçel yaptım, bir kavanoz çilek reçelimiz oldu. Bol Bol Ye sitesinin sahibi Derya'nin pratik tarifinden faydalandım. Cumartesi sabahı kahvaltıda reçeli tadan eşimden tam puan ( :P ) aldım. Sırada kayısı reçeli var.


Bu nefis cheesecake Behiye'ciğimin tarifinden. Ben, her ne kadar malzeme oranlarında oynama (yağ ve peyniri azaltmak gibi) yaptıysam da, sonucu çok beğendim. Behiye'nin usta ve özenli ellerinden çıkan kadar şekli düzgün olmasa da lezzetine doyum olmadı. Yani ben doyamadım :). Ama tabii ki kalorisi nedeniyle sık yapılmamalı kanısındayım. Çünkü insan kendini yemekten alamıyor.

Böylelikle denenecekler listesinden iki tanesi eksiltildi. Sonuç gayet güzel olduğundan tekrar yapılabilir (yapılmalı) işareti de konuldu :). Denemelerim devam edecek, farklı renk ve tatlarda...

11 Haziran 2007

Yalnızlık...Yorgunluk...Ekmekler... ve Listeler...


Perşembe akşamından Cumartesi akşamına kadar eşimin iş nedeniyle şehir dışında olmasından dolayı, yalnızdım. Uzun zamandır evimiz ile ilgilenememiştim. Bilirsiniz ev düzeni öyle elinizi çekmeye gelmiyor, hemen altüst oluveriyor. Madem yalnızım, en iyisi Cuma akşamını ve Cumartesi gününü eve çeki-düzen vermekle geçireyim dedim. Dedim ama şunu da yapayım, bu dolabı da düzenleyeyim derken epeyce hırpalamışım kendimi anlaşılan. Pazar bütün gün dinlendim ama ayaklarım hala zonkluyor :).



Bu arada mutfakla da ilişkimi kesmedim. Evde bekleyen un karışımlarımız vardı. Köy ekmeği, yulaflı vs...Hem yulaflı karışımdan hem de köy ekmeği karışımından iki ekmek yaptım. Geçenlerde ilk defa aldığım zeytin ezmesi ile zeytin ezmeli-cevizli çavdar ekmeği yapıp, diger ekmeklerin yanına postaladım. Ekmek yapma furyası böylece bir süreliğine son buldu.


Bugün de eve dönerken market alışverişi yapmalıyım. Liste hazırlamadım ama daha. Ben bu liste hazırlama işini pek severim :). Tatile gideceğiz, liste...Markete gideceğiz, liste...Eşim iş gezisine gidecek, liste...Yapılacaklar, alınacaklar, ödenecekler, vs... Benim işime çok yarıyor, herşey daha bir düzen içinde oluyor ve birşeyler eksik kalmıyor, unutulmuyor.

Herneyse, en iyisi ben gidip alışveriş listemi hazırlayayım :).

05 Haziran 2007

Paylaşımlar

Mutlaka birkaç cümle yazmak istediğim bir konu var. Devletşah, Gezicini ve İpek, bu konuda daha önce yazdılar. Geçtiğimiz hafta Cuma günü öğleden sonra vaktin nasıl geçtiğini anlayamadım. İpek'ciğim dışında daha önce hiç görmediğim blog arkadaşlarımla tanışacağım için tatlı, ufak bir heyecan içindeydim. Toplantının yapıldığı mekana girip, bahçeye doğru yöneldim (anlaşıldığı üzere bürodaki son dakika işleri nedeniyle gecikmiştim). Hepsi öyle yapmacıksız ve sıcaktı ki, Cuma öğleden sonramı daha güzel geçiremezdim diye düşünüyorum. Başka kimler mi vardı? Deniz, Bembi, Yıldız, Kıymet, Çekirdeksiz Üzüm, Pino ve Devletşah'ın arkadaşı(artık benim de) sevgili Melike. O güzel günü paylaştığım herkese teşekkür ediyorum. Devamını dilemeyi unutmadan tabii :)...


Bu nefis kurabiyelerle, Papatya'cığımın o insanı alıp çook farklı boyutlara taşıyan yazılarına arkadaş ettiği tariflerden birini deneyerek tanıştım. Tarif çok pratik ve de orjinal. Yağ oranı biraz fazla ama hiç mi kaçamak yapmıyoruz, işte öyle bir zamanda kahve-kurabiye keyfi için ideal. Ben, kakaolu puding tükendiğinden muzlu puding ile denedim, pişman değilim. Evin içine yayılan muz kokusuna ne demeli... Sizi hiç yormayacak ve de hayalkırıklığına uğratmayacak tarif burada. Tarifi alayım derken tıkladığınız o güzel blogdan kolay kolay ayrılamayacağınız konusunda sizi uyarmalıyım. Sonra demedi demeyin! :)

02 Haziran 2007

Huzurunuzdaaa...



Anneciğim ve babacığım ile kaldığım dönemde, canım annemin de çabalarıyla büyüyüp serpildiler. Hatta ve hatta ilk mahsulü biçtim ve o tazecik yeşilleri, peynirli birgözlemenin iç harcına katıp, gözlemenin lezzetine doyamadım. Biraz ukalaca oldu herhalde ama uzun zamandır bu anı bekledim , keyfini çıkarmalıyım değil mi? Yerken ayrı keyif, anlatırken ayrı :)).


Alttakiler mi? Onlar da çileklerim. Çiçeği o kadar narindi ki, şimdi bir fidede 5 tane görünüyor. Diğerinde çıkmadılar nedense. Bekliyorum. Bakalım, ömrünü olması gerektiği gibi tamamlayabilecek mi çileklerim... Korkudan balkona bile çıkarmıyorum, güvercinler ya tadına bakmak isterlerse ya da yine üzerine tünemek...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails